MÜFİT ARINLA BU SEZONA DAİR

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta
AVRUPADA, TÜRKİYE'NİN SEMBOL TAKIMIYIZ

Geçtiğimiz yıl çifte kupayla, amatör branşların yüz akı oldunuz diyebiliriz. Ayrıca ilk kez bir Türk kulübü olarak Beşiktaş, Avrupa kupalarında yarı final oynama başarısı gösterdi. Siz geçen sezonu bu açıdan nasıl değerlendiriyorsunuz?

M.A: Geçtiğimiz yıl hentbol şubemiz, özellikle Avrupa kupalarında, kamuoyunun beklentisinin üzerinde bir başarı gösterdi. Biz her zaman için, lig ve kupanın tartışmasız favorisi olarak, yıllardır mücadele etmekteyiz. Geçtiğimiz sezon, 2004-05 sezonunda olduğu gibi, 2 kupayı da müzemize götürdük. Lig açısından, o sezondan tek farkımız, nağmalüp ligi bitirmemizdi. Bu sezon ise, ligin enteresan bir tarafı daha vardı diyebiliriz. Bu yıl ilk defa, ligi ilk dört sırada tamamlayan takımlar, kendi aralarında 3 galibiyet alanın bir üst tura çıktığı, yeni bir sistemle mücadele ettiler. Türkiye kupasında da, Türkiye’nin en iyi 4 takımıyla, Antalya’da oynadığımız 3 maçlık bir maratonun sonucunda, kupanın sahibi olduk. Sezon içerisinde yaklaşık 50 maçlık bir serüvenin ardından, sezonu mutlu bir şekilde tamamladığımızı söyleyebiliriz. Geçtiğimiz yıl ekstra olarak neler vardı derseniz de, tabi ki de Avrupa’da yakalamış olduğumuz başarıyı gösterebiliriz. Avrupa’da oynadığımız maçlar sonucunda da, son üç yılın şampiyonuyla yarı finalde mücadele ettik ve küçük bir farkla da final şansını kaçırdık. Avrupa ve dünya kupası statüsüne göre de, yarı finalde elenen takımların birbirleriyle maç yapmaması sonucunda, Avrupa üçüncüsü olarak, Avrupa kupalarını tamamladık. Ayrıca ilk kez, bir Türk takımı, İsveç liginden bir takımı eleyerek, bir üst tura çıktı. Ayrıca, Avusturya ve Karadağ temsilcileri de, kendi Ülkerlerinde söz sahibi olan takımlardı. Ve yarı finalde de, son üç sezonun şampiyonu Resita ile oynadık. Bu turu da geçebilirdik. Fakat uluslar arası, tecrübemizin de eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyoruz. Özellikle kendi sahamızdaki maçta, rakibimizi yenebilirdik diye düşünüyorum. Buda tamamen tecrübeyle alakalı, yoksa rahatlıkla rakibimizi yenerek, Avrupa da final oynayabilirdik. 2004-05 sezonundan itibaren, Beşiktaş Avrupa’da, rakipler için korkulan bir takım oldu diyebiliriz. Beşiktaş Avrupa’da izlenen, takip edilen bir takım oldu. Bu sene de yarı final oynayarak, bunun semeresini aldık diyebilirim. Burada, tabi ki en büyük pay, kulübün bize sahip çıkması. Özellikle sayın başkanımız, Yıldırım Demirören’in yıl içerisinde bize desteklerini her zaman hissettirmeleri. Ayrıca, amatör branşlardan sorumlu yöneticimiz, Bülent Deriş’in de maddi ve manevi anlamlardaki destekleri, yadsınamaz bir gerçektir. Ve her zaman için, gecesini gündüzüne katan genel menajerimiz Bilal Eyüpoğlu da, bu başarının mimarlarındandır. Tabi ki de oyuncularımızın göstermiş olduğu, üstün performans ve sezon içerisinde, her takımda yaşanabilecek sorunları büyütmemeleri sayesinde, böyle bir başarıyı yakaladık diyebiliriz. Oluşturduğumuz bu aile ortamı da, lig ve kupanın Beşiktaş’ımıza gelmesinde büyük bir etken oluşturdu.     

Hentbol liginin belirleyici takımının Beşiktaş olduğunu söyleyebilir miyiz? Tabi ki de sahadaki sonuçlara ve kadro kalitesine bakarak.

M.A: Hentbol federasyonu kurulduğundan beri, ligde yer alan tek takım Beşiktaş’ımız. Yani hentbol liginin dinamosu olan, bu işin öncülüğünü yapan bir kulüp. Deplasmanlı ligin başından beri liglerde var olan bir kulüp, özelliklede 2004-05 sezonundan sonra yapmış olduğumuz yeni yapılanma ve yatırımlar ile de, bu ligin dinamosu olmaktan da öteye geçerek, özelliklede Avrupa’da, Türkiye’nin adını çok iyi bir şekilde duyurduğumuzu düşünüyoruz. Avrupa’da Türk hentbolu dendiğinde, Beşiktaş’ın çok saygı duyduğunu da görüyoruz. Bunun da bizim ve kulübümüz açısından, bir gurur kaynağı oluşturduğunu söyleyebiliriz. Özetlersek, Türkiye’nin Avrupa’daki sembol ve örnek takımı konumundayız.

Hentbol branşında, Türkiye’nin tek gençlik kulübü olarak Beşiktaş’ı görmekteyiz. Özellikle ezeli rakiplerimiz, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin de bu branşa dâhil olması. Hentbolun hem medya bazında, hem de yaygınlaşması adına daha faydalı olabileceğini düşünüyor musunuz?

M.A: Hentbolu, devamlı seyredenler, yakından takip edenler, Hentbol branşının, özellikle medya açısından, hak etmeyen bir konumda olduğunun söylemekteler. Özellikle, ligdeki kaliteli maçların, seyirciler tarafından izlendiğinde, Hentbol’un diğer branşlar gibi söz sahibi olacağından, şüphem de yok açıkçası. Galatasaray ve Fenerbahçe’nin bu branşa katılması halinde neler olabilir derseniz de, ligimizdeki rekabet olgusunu arttırır. Rekabetin olduğu yerde de güzellikler oluşur. Ayrıca, seyirci ve medya faktörü daha fazla artar. Ve böyle bir oluşumda, Hentbolumuzu bulunduğu yerden kat ve kat üst seviyelere çıkartır diye düşünmekteyim.

Bu sezona değinecek olursak, özellikle takımda giden ve kalanlar kimler desek?

M.A: Geçtiğimiz yıl ki kadromuzu koruduk. Sadece Ali Kemal arkadaşımızın ayrılma durumu söz konusu, fakat onunda durumu kesinleşmedi. Aynı takımı koruyarak, üstüne takviyeler yaptık. Mersin Yenişehir Belediyeden, Ukraynalı sol orta oyun kurucu, Viktor SHKROBANETS ve orta oyun kurucu, Viktor LADYKO’yu kadromuza kattık. Ayrıca Milli Piyangodan da, pivot mevkiinde oynayan Ümit KIRKAYAK kadromuza katmış bulunmaktayız. Özellikle ihtiyacımız olan mevkilere takviyeler yaparak, başarılı kadromuzu koruma yoluna gittik. Her zaman söylediğimiz gibi, Beşiktaş da hedefler bitmez. Bizde bu yönde çalışmalar yapıyoruz. Kulübümüzde bu yönde bize büyük destek vermekte. Umarım onların bu desteğini de, boşa çıkarmayacağız. Bu sezon oynayacağımız Avrupa kupası maçlarında da, gerekli başarıları elde edeceğimizi düşünüyorum. Açıkçası, sezonu biraz daha erken açabilseydik, çok daha farklı olabilirdi. Ama takımımız gerekli çalışmaları yaptıktan sonra, arzu edilen başarıyı yakalayacaktır. Avrupa’da biraz da başarılı olmak için, belirli kriterler ve deneyimler gerekmekte. Çünkü orada çok ekstrem bir durum söz konusu. Avrupa için Türkiye’ye çok kaliteli yabancılar getirmek zorundasınız, buda biraz zaman alan bir durum. İyi yabancılar getirdiğinizde olaya bakış açısı değişecektir. Dediğiniz gibi, Fenerbahçe ve Galatasaray’ın Hentbola dâhil olması, Hentbola olan bakış açısını değiştirecektir.

Bu sezon için Avrupa’da şampiyonlar liginde yer alacağımızı görüyoruz. Güçlü bir grupta da yer aldığımızı göz önüne alırsak, şampiyonlar ligindeki hedeflerimiz neler olabilir? Bu sezon için, alıştırma dönemi olarak mı görüyorsunuz, yoksa orada da üst turlara kadar çıkabileceğimizi düşünüyor musunuz?

M.A: Her antrenör, her oyuncu, her takım, Futbolda olsun, Basketbolda olsun, Hentbol de olsun, şampiyonlar liginde mücadele etmek isterler. Ama şampiyonlar ligi de çok ekstrem bir lig ve çok yüksek bütçeli takımların yer aldığı bir lig. Bu liglerde de, Almanya’nın, İspanya’nın, Danimarka’nın, Fransa’nın, liglerinde yer alan 1 ve 2. Sıralarındaki takımlar yer almakta. Bu takımlar ile mücadele temek için, kadronun sürekliliğini sağlamak gerekli. Ayrıca mevcut yabancılarınızdan daha kaliteli yabancıların kadroya katılması ile mümkün olabilecek şeyler. Tabi kaliteli yabancıları kadronuza katabilmeniz için, liginizin de kalitesinin artması gerekli. Bunlar hep birbirleriyle paralel olan olaylar. Tabi ki her antrenör, her teknik ekip, her oyuncu bu kupada başarılı olmak ister. Oynadığımız bu zor grubu geçersek, oynayacağımız takımlar, İspanya’dan Barselona, Almanya’dan Kiel, İsviçre’den Fc Zurich gibi çok kaliteli takımlar. Özellikle Kiel Almanya’da 10.000 kişiye oynamakta. Bu takımların Bütçesi 8-10 milyon Euro civarların da. Sonuçta bu bir süreç ve ekonomik güç açıkçası. Ama Beşiktaş gibi büyük bir camianın, bunu da başarabileceğini görüşündeyim.

Geçtiğimiz yıl, taraftarın çok büyük sevgisini kazanan bir oyuncu var. Oda Vladimir Zeliç. Taraftar kendisini, hentbol ün Pascal’ı olarak ilan ettiğini görüyoruz. Zeliç’in bu sezon takımda kalması söz konusu mu?

M.A: Kendisiyle prensipte anlaştık. Şuanda takımla çalışmalara başladı ve takımda kaldı diyebiliriz. Taraftara hakikaten kendini çok sevdirdi. İlk geldiği bir iki ay içerisinde, bir adaptasyon sorunu yaşadı fakat bu bir iki ayı atlattıktan sonra, oda artık kendini evinde hissetmeye başladı. Maçların oynadıktan sonra, kendine güveni gelmesi, ve taraftara da kendini çok sevdirmesi sonucunda, olaya daha farklı bakmaya başladı ve kendini burada çok rahat hissettiğini oyunuyla da bize ispatladı açıkçası. Her zaman dediğimiz gibi, biz büyük bir aileyiz, el ele verdik. Zeliç de bu ailenin içinde kendini gösterdi ve başarılı oldu diyebiliriz. Kendisi oyunculuk ahlakı açısından da çok iyi olan bir oyuncu. Kulübümüzün de bu yöndeki hassasiyetini de biliyorsunuz.

Bu sezon şampiyonlar ligi maçlarımızı farklı bir salonda oynama durumumuz söz konusu. Şampiyonlar ligi maçlarımızın hangi salonda oynayacağımız netleşti mi?

M.A: Şampiyonlar ligi grubuna kalırsak, farklı bir salonda oynamak zorundayız. Şampiyonlar ligi bu salonda maç yapmamıza izin vermiyor. Ama ilk olarak, şampiyonlar liginde gruplara kalmamız gerekmekte. Daha sonra salon konusu çözülür sorun olmaz diye düşünüyorum. Ayrıca şampiyonlar ligi farklı bir organizasyon, Eurosport’tan maçlar canlı yayınlanmakta, ona göre sponsorlar yer almakta. Ekstra gelirler yaratmakta. İnşallah, bu ilki de başarırız diye düşünüyorum. Ama şampiyonlar ligi haricinde, lig ve diğer Avrupa kupalarında maçlarımızı Süleyman Seba spor salonunda oynayacağız.

Peki, şampiyonlar ligi demişken, şampiyonlar liginde takımlar ciddi miktarlarda seyirciler önünde maçlarını oynamaktalar. Sizce, Türkiye’de büyük miktarlarda taraftarlar önünde, oynayacağımız günlerde gelecek mi?

M.A: Bizim Hentbolu Türkiye’de sevdirme adına da bir misyonumuz söz konusu, sadece sportif başarı kazanmaya yüklenmiş bir misyonumuz yok. Bu bağlamda da gün geçtikçe artan bir seyirci potansiyeline sahibiz. Bizi takip eden, kemikleşmiş bir Beşiktaş seyircisi oluştu. Ama her zaman dediğimiz gibi, müessese kulüpleri ve Galatasaray ile Fenerbahçe’nin bu olayın içinde olması, taraftarın hentbol branşına olan ilgisini de arttıracaktır. Açıkçası Taraftar grubu olan takımları bu oluşuma çekmemiz gerekli. Çünkü ligimizde, Belediye Takımları’nın çok olması ve bu takımlarda taraftar sevgisinin nispeten daha az olması, sezon içerisinde seyirci açısından, Hentbol liginde sorunlar yaşatabilmekte. Zaman içerisinde, bu tarz seyircili takımları ligimize çektiğimizde, özlenen dolu salonlarda maç oynayabiliriz diye düşünmekteyim.

Belediye takımların çok olması, transfer dönemimde bize sıkıntı yaratıyor mu? Özellikle oyunculara, ederinin üzerinde fazla ücretler vermeleri.

M.A: Beşiktaş arması her zaman paradan önce gelir. Keza çoğu oyuncunun oynamak için can attığı bir camiayız. Yani, para Beşiktaş armasının hiçbir zaman önüne geçemez.

Amatör branşların yaşamını sürdürebilmeleri için, olmazsa olmazlardan biride sponsor desteği. Gördüğümüz kadarıyla, sponsorumuz olmadığını görüyoruz. Kulübümüzün şampiyonlar liginde oynayacak olmamız dolayısıyla, bu yönde bir çalışmamamız söz konusu mu?

M.A: Bu idari bir konu ve tamamen kulüp’ün ilgilendiği olaylar. Tabi ki de kulübe ek bir katkı sağlayacaktır. Maçlarımız anlaşmalar gereği Eurosportta yayınlanacak. Oradan da maddi anlamda bir gelirimiz olacaktır. O yüzden de kulübümüz gereğini yapacaktır. Bu da idari bir konu, kuşkusuz kulübümüzün menfaatleri doğrultusunda onlarda gereğini yapacaktır.

Geçtiğimiz günlerde basında çıkan bir haberde, Kulübümüzün ilgilendiği Makedon bir oyuncunun, peşinatı bulunamadığı için, İstanbul’da bir gün kalmasının ardından ülkesine döndüğüne dair haberler yel almıştı. Bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz.

M.A: Biliyorsunuz, basının genel işi asparagas haber yaparak, okunma sayısını arttırmak. Sonuçta koskoca Beşiktaş kulübünden bahsediyoruz. Ve hentboldaki rakamlarında çok büyük olmadığını düşündüğümüzde, böyle bir olayın olması söz konusu olamaz. Beşiktaş camiası bir oyuncuyu isterse alır. Tamamen asparagas bir haber.  

Türkiye’de, ligdeki oynatabildiğiniz yabancı sayısının yeterli olduğunu düşünüyor musunuz? Özellikle Avrupa arenasında yer alacağımızı da düşünerek.

M.A: Türkiye’de 4 yabancı oynatabiliyorsunuz. Avrupa’da ise sınırsız diyebiliriz. Burada yabancı sayısının aslında bir önemi yok, tamamen getirdiğiniz yabancı oyuncunun kalitesiyle alakalı bir durum. Bizimde aldığımız yabancı oyuncular, Ülkelerinin en iyi isimleri arasında yer alan, özelliklede genç oyuncular. Bizim ligimiz için yeterli oyuncular diyebiliriz. Ama Avrupa içinde, ileriki yıllarda daha kaliteli oyuncuları, Beşiktaş kulübünün ileri ki yıllar da, daha kaliteli oyuncuları, ülkemizde izletme olanağı sağlayacağını düşünüyorum.

Geçtiğimiz yıllarda lig maçlarının TRT’den yayınlandığını görüyorduk. Bunun hentbol branşının yaygınlaşması açısından faydalı olduğunu düşünüyorum. Bu yıl için federasyonun bu yönde çalışmaları söz konusu mu? Ayrıca Avrupa kupasındaki ön eleme maçlarımızın da BJK TV’DEN yayınlanması söz konusu mu?

M.A: Geçtiğimiz yıl BJK TV, Avrupa kupası maçlarımızın tamamını yayınladı. Bu sene içinde yayınlayacaklarını düşünüyorum. Lig açısından herhangi bir çalışma var mı yok mu, net bir bilgim yok ama federasyonun bu yönde bir çalışması olacağını düşünüyorum. Tabi burada maç saatlerinin de, özellikle prime time kuşağında yayınlanması, Hentbol branşı açısından daha faydalı olacağını düşünüyorum. Birde Hentbolun bazı detaylarının daha iyi anlaşılabilmesi açısından, TV’den yayınlanırken, maçın çekim açılarının da önemli olduğunu düşünüyorum. TRT’DE buna ön ayak olursa çok mutlu oluruz. BJK TV’de bunu her zaman yapıyor. Sonuçta Hentbol branşı izlenirken, seyirciye zevk veren bir spor. Bununda TV’den yayınlanması, tanıtımımız açısından daha da faydalı olacaktır.

Son olarak, Beşiktaş taraftarına neler söylemek istersiniz?

M.A: Her geçen gün artan bir potansiyel bekliyoruz. Bizi her zaman takip eden destekleyen bir grubumuz var. Ben bu taraftar grubunun gün geçtikçe artacağına, arttıkça da bizim başarılarımızın, daha da farklı boyutlara geleceğini düşünüyorum. Özellikle, Avrupa kupasında oynadığımız maçlarda, yarı final serisine gelinceye kadar, hakikaten taraftarın büyük desteğini gördük. Salon sporlarında 1-2 sayının hiçbir farkı yok. Bu 1-2 sayılık farkları da seyircimiz sayesinde kapattık. Birde dışarı da oynadığımız maçlarda rahat bir atmosferde oynadığımızdan daha az farklarla, evimizdeki maçlara geldik. Aynı şey rakipler içinde düşündüğümüzde, bu ufak farkları kapamamızda taraftarımız büyük etken oldun. O yüzden bu senede bizi sonuna kadar desteklesinler, çünkü onlara layık bir takımları var.

Hocam bu değerli vaktinizi bize ayırdığınız için teşekkür ederiz.

M.A: Ben teşekkür ederim.

www.bjkbasket.org özel röpörtajıdır, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.