<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Bjk Basket Forum - Haberler]]></title>
		<link>https://www.bjkbasket.org/forum/</link>
		<description><![CDATA[Bjk Basket Forum - https://www.bjkbasket.org/forum]]></description>
		<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 12:19:47 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[JL BOURG]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=677</link>
			<pubDate>Sun, 24 Mar 2024 17:21:24 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=677</guid>
			<description><![CDATA[Eurocup’ın  normal sezonuna doğru bir düşüş eğrisine giren ve 6. sıradan kendini bir üst tura atabilen Beşiktaş tek maçlık eleme turlarının başlamasıyla farklı bir kimliğe büründü.Çıktığı Gran Canaria ve Hapoel Tel Aviv eşleşmelerinde favori gösterilmediği, bilhassa Hapoel maçının bir bölümünde 21 sayı geri düştüğü halde kazanmasını bildi.Alimpjevic’in duygusal reaksiyonu ve hırsı oyunculara yansımış durumda.Onun geçmişteki kariyerine baktığımızda bu tip “underdog” durumlarda hep başarılı işler yaptığını görüyoruz.Şimdi finale tek adım kala bu sefer bir seri oynayacak olan Beşiktaş’ın rakibi Fransız ekibi JL Bourg’u tanıyalım.<br />
<br />
Öncelikle Fransız takımı güçlerin biraz daha dengeli dağıldığı karşı grubun lideri olarak yarı finale gelmiş bir ekip. 2-3 maçlık galibiyet veya yenilgi serisinin sıralamada dramatik etki yapacağı bir tabloda takım istatistik kağıdının her noktasında paylaşımcı kimliği ile öne çıkıyor. Bunun anlamı şu demek.Rotasyonda dakika olarak önemli süre alan oyuncuların etkinlik puanı (RKG) sapması fazla değil.Maç başı takım etkinlik puanları 92.5 ve bu toplama ulaşma adına en değerli oyuncuları 13.1 puan ile İsaiah Mike olurken diğer önemli parçalar ise 9-12 puan bandında randıman veriyor ki bu Beşiktaş’ın dikkat etmesi gereken hayati nokta çünkü bunun bir seri olduğu düşünülürse karşılarında birden fazla X faktör çıkarmaya aday rakip var.<br />
<br />
Bu bağlamda ve pozisyon bazında inceleyecek olursak oyun kurucu mevkisinde Jaquan Lewis başı çekse de onun aksaması durumunda Axel Julien, Earl Rowland gibi tecrübeli isimler dururken şu ana kadar kupada sadece 6 maç oynamış ama kesinlikle dikkat edilmesi gereken Hugo Benitez gibi genç ve “ pass is first” tandanslı alternatife sahipler.<br />
<br />
Forvet pozisyonunda ise Ukraynalı Maxim Salash hiç bir maça ilk 5 başlamamasına karşın kenardan gelip takımına en önemli katkıyı yapan isim.Onun ekürilerinden Isaıah Mıke ise tüm maçlarda ilk 5 başlarken 2005 doğumlu Zacharie Risacher gösterdiği 12.6 sayı ve % 54 üç sayılık şut yüzdesi ile NBA gözlemcilerinin yakın merceğe aldığı takımdaki en önemli oyuncu.<br />
<br />
Elbetteki bir Fransız takımının pota altı atletik açıdan caydırıcı ve kıta standartlarının üstünde olur. Bourg da bu kriterleri karşılıyor. 2.10’lun Bodian Massa ve 2.03’lük Kokila hem uzun ve kalıplı hem de “ undersize” pivot rotasyonunda birbirlerini tamamlıyor. Elbetteki performansları kısaların onları beslemesiyle doğrudan bağlantılı. Zaten bu pozisyonda kısaların günlük performansından bağımsız kendi skorunu üreten bir uzun bulmak hem zor hem de onu ancak 1-2 sezon takımınızda tutabilirsiniz.<br />
<br />
Gelelim oyun tarzlarına. Potadan uzaklaştıkça verimi süratle düşen iki pivota sahip oldukları için bu tür takımlar 4 kısalı veya tempoyu arttırabilecekleri “small ball” sistemine daha yatkın oluyorlar. Bunu gerçekleştirmenin en verimli yolu ise kısa forvet veya kısa forvette pozisyonuna göre uzun ve fizikli oyuncularla oynamak. Takımın bel kemiğini de bu yüzden Risacher, Salash ve Mike çekiyor ve bu üç oyuncu sayı yükünün % 40’ını sırtlıyor.<br />
<br />
Oyun kurucularda ise daha alternatifliler; Jaquan Lewis, Bryce Brown, Hugo Benitez, Earl Rowland ve Axel Julien.Bu 5 isim de sezon boyun gördüğümüz rotasyon sürelerine bakmaksızın maçına göre ibreyi değiştirebilecek katkıyı verebilirler.Bilhassa seri oynandığında Lewis ve Brown şu ana kadar öne çıksa da Benitez ve yaşlı kurt Rowland’ın da bir noktada daha fazla rol alacağını düşünebiliriz.Takımı tehlikeli yapan nokta az top kullanan da çok top kullanan kısaların da dış şut yüzdesinin % 35-45 bandında gezmesi (Lewis buradaki istisna veya kısmen zayıf halka).Kesinlikle topu paylaşmayı bilen bir takım.Bunu anlamak zor değil zira başlarında 1990’larda Fransa’nın önemli oyun kurucularından olan Frederic Fathoux var.<br />
<br />
Beşiktaş karşısında yük dağılımlarını dengeli yapan bir rakibe karşı seriye çıkıyor.Her pozisyonda onların alternatiflere cevap verecek kadar hazır olmak şart.Savunma prensipleri ve tercihleri bilhassa yardım savunmalarındaki karar mekanizması böylesine paylaşımcı kültüre sahip bir rakibe karşı sizi ya finale götürür ya da beklentilerin çok altında bırakır.<br />
<br />
Karşılaştırma yaptığımızda Beşiktaş’ın en kritik yerdeki kazancının hücum ribauntları olabileceğini görüyoruz.Kötü bir gününüzde dahi oyunun bu alanı hem sizi maçta tutuyor hem de rakibin hızını kesiyor.Öte yandan muhtemelen serinin en önemli denge bozucu oyuncusu Marko Simonovic olacak.Çünkü rakipte onun evsafında bir isim yok.Sezonun en kritik noktasında form tuttu ve seriye kondisyon olarak da dinlenmiş giriyor.<br />
<br />
Beşiktaş ve Alımpjevic için sezonun en kritik bölümü şimdi başlıyor.Pes etmeyen ve savaşçı bir karakter olan kendisi ve takımı dikkatli olur ve stabil kalırlarsa finale ulaşacaktır.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Eurocup’ın  normal sezonuna doğru bir düşüş eğrisine giren ve 6. sıradan kendini bir üst tura atabilen Beşiktaş tek maçlık eleme turlarının başlamasıyla farklı bir kimliğe büründü.Çıktığı Gran Canaria ve Hapoel Tel Aviv eşleşmelerinde favori gösterilmediği, bilhassa Hapoel maçının bir bölümünde 21 sayı geri düştüğü halde kazanmasını bildi.Alimpjevic’in duygusal reaksiyonu ve hırsı oyunculara yansımış durumda.Onun geçmişteki kariyerine baktığımızda bu tip “underdog” durumlarda hep başarılı işler yaptığını görüyoruz.Şimdi finale tek adım kala bu sefer bir seri oynayacak olan Beşiktaş’ın rakibi Fransız ekibi JL Bourg’u tanıyalım.<br />
<br />
Öncelikle Fransız takımı güçlerin biraz daha dengeli dağıldığı karşı grubun lideri olarak yarı finale gelmiş bir ekip. 2-3 maçlık galibiyet veya yenilgi serisinin sıralamada dramatik etki yapacağı bir tabloda takım istatistik kağıdının her noktasında paylaşımcı kimliği ile öne çıkıyor. Bunun anlamı şu demek.Rotasyonda dakika olarak önemli süre alan oyuncuların etkinlik puanı (RKG) sapması fazla değil.Maç başı takım etkinlik puanları 92.5 ve bu toplama ulaşma adına en değerli oyuncuları 13.1 puan ile İsaiah Mike olurken diğer önemli parçalar ise 9-12 puan bandında randıman veriyor ki bu Beşiktaş’ın dikkat etmesi gereken hayati nokta çünkü bunun bir seri olduğu düşünülürse karşılarında birden fazla X faktör çıkarmaya aday rakip var.<br />
<br />
Bu bağlamda ve pozisyon bazında inceleyecek olursak oyun kurucu mevkisinde Jaquan Lewis başı çekse de onun aksaması durumunda Axel Julien, Earl Rowland gibi tecrübeli isimler dururken şu ana kadar kupada sadece 6 maç oynamış ama kesinlikle dikkat edilmesi gereken Hugo Benitez gibi genç ve “ pass is first” tandanslı alternatife sahipler.<br />
<br />
Forvet pozisyonunda ise Ukraynalı Maxim Salash hiç bir maça ilk 5 başlamamasına karşın kenardan gelip takımına en önemli katkıyı yapan isim.Onun ekürilerinden Isaıah Mıke ise tüm maçlarda ilk 5 başlarken 2005 doğumlu Zacharie Risacher gösterdiği 12.6 sayı ve % 54 üç sayılık şut yüzdesi ile NBA gözlemcilerinin yakın merceğe aldığı takımdaki en önemli oyuncu.<br />
<br />
Elbetteki bir Fransız takımının pota altı atletik açıdan caydırıcı ve kıta standartlarının üstünde olur. Bourg da bu kriterleri karşılıyor. 2.10’lun Bodian Massa ve 2.03’lük Kokila hem uzun ve kalıplı hem de “ undersize” pivot rotasyonunda birbirlerini tamamlıyor. Elbetteki performansları kısaların onları beslemesiyle doğrudan bağlantılı. Zaten bu pozisyonda kısaların günlük performansından bağımsız kendi skorunu üreten bir uzun bulmak hem zor hem de onu ancak 1-2 sezon takımınızda tutabilirsiniz.<br />
<br />
Gelelim oyun tarzlarına. Potadan uzaklaştıkça verimi süratle düşen iki pivota sahip oldukları için bu tür takımlar 4 kısalı veya tempoyu arttırabilecekleri “small ball” sistemine daha yatkın oluyorlar. Bunu gerçekleştirmenin en verimli yolu ise kısa forvet veya kısa forvette pozisyonuna göre uzun ve fizikli oyuncularla oynamak. Takımın bel kemiğini de bu yüzden Risacher, Salash ve Mike çekiyor ve bu üç oyuncu sayı yükünün % 40’ını sırtlıyor.<br />
<br />
Oyun kurucularda ise daha alternatifliler; Jaquan Lewis, Bryce Brown, Hugo Benitez, Earl Rowland ve Axel Julien.Bu 5 isim de sezon boyun gördüğümüz rotasyon sürelerine bakmaksızın maçına göre ibreyi değiştirebilecek katkıyı verebilirler.Bilhassa seri oynandığında Lewis ve Brown şu ana kadar öne çıksa da Benitez ve yaşlı kurt Rowland’ın da bir noktada daha fazla rol alacağını düşünebiliriz.Takımı tehlikeli yapan nokta az top kullanan da çok top kullanan kısaların da dış şut yüzdesinin % 35-45 bandında gezmesi (Lewis buradaki istisna veya kısmen zayıf halka).Kesinlikle topu paylaşmayı bilen bir takım.Bunu anlamak zor değil zira başlarında 1990’larda Fransa’nın önemli oyun kurucularından olan Frederic Fathoux var.<br />
<br />
Beşiktaş karşısında yük dağılımlarını dengeli yapan bir rakibe karşı seriye çıkıyor.Her pozisyonda onların alternatiflere cevap verecek kadar hazır olmak şart.Savunma prensipleri ve tercihleri bilhassa yardım savunmalarındaki karar mekanizması böylesine paylaşımcı kültüre sahip bir rakibe karşı sizi ya finale götürür ya da beklentilerin çok altında bırakır.<br />
<br />
Karşılaştırma yaptığımızda Beşiktaş’ın en kritik yerdeki kazancının hücum ribauntları olabileceğini görüyoruz.Kötü bir gününüzde dahi oyunun bu alanı hem sizi maçta tutuyor hem de rakibin hızını kesiyor.Öte yandan muhtemelen serinin en önemli denge bozucu oyuncusu Marko Simonovic olacak.Çünkü rakipte onun evsafında bir isim yok.Sezonun en kritik noktasında form tuttu ve seriye kondisyon olarak da dinlenmiş giriyor.<br />
<br />
Beşiktaş ve Alımpjevic için sezonun en kritik bölümü şimdi başlıyor.Pes etmeyen ve savaşçı bir karakter olan kendisi ve takımı dikkatli olur ve stabil kalırlarsa finale ulaşacaktır.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[DENGELEYİCİ FAKTÖRLER]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=648</link>
			<pubDate>Thu, 23 Nov 2023 13:41:39 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=648</guid>
			<description><![CDATA[Geçtiğimiz hafta sonuç kadar oyun olarak da önemli bir yenilgi yaşayan Beşiktaş’ın, grubun yenilgisiz takımı ve kupanın adaylarından Paris deplasmanında nasıl bir reaksiyon göstereceği önemliydi. Kısa vadeden başlayıp orta vadeye yayılan bir kırılmanın başlangıcı olabilecek bir sıkıntının arifesinde takım, güçlü olduğu alanlara deyim yerindeyse daha da asılarak zihinsel açıdan güç depoladığı önemli bir galibiyet elde etti.<br />
<br />
Takım istatistiği bazında Eurocup’da her alanda ilk 3 sırada yer alan bir ekip Paris Basket. Performans puanı ve bilhassa pozisyon sayısı bakımından ele aldığımızda karşımızda tempolu bir basketbolu maç başı 19.1 asist ortalaması ile nitelikli hale getiren ekip görüyoruz. Böyle bir takıma karşı tempoya hükmetme adında 2 seçeneğiniz var. Birincisi onların düzenini onlardan daha iyi oynamak.<br />
<br />
İkincisi ise tabi ki bunun anti tezi yani pozisyon sayısını düşürtmek. Tek bir faktör ile bunu yapmak zor. İki temel noktada bunu şekillendirebiliriz. İlki rakibi 24 saniyeyi büyük oranda kullanmaya zorlamak. Aslında Hamburg ve London maçlarını izlemiş Paris teknik ekibi bence bu konuyu olmazsa olmaz haline getirmedi yani şöyle ki maç boyu toplam 53 şut ile 83 sayı bulan London Lions’ın yaptığını benzerini yapabileceklerini düşündüler. İkincisi ve asıl tamamlayıcı nokta ribaunt üstünlüğü. Bakın net ribaunt üstünlüğü ve özellikle hücum ribauntlarında aktif olmak hücumu tıkanık bir takımı hem maçta tutar hem de tempoya hükmetmesine olanak verir. Kaldı ki maçın en önemli kırılma yeri burası. İkinci şans sayılarında Paris 5 sayı bulurken Beşiktaş 15 sayı çıkardı ki bu da zaten maçı sana getiren faktör oldu.<br />
<br />
Set hücumu savunması hususunda London maçı ve Paris maçından 2 önemli veriyle durumun belli oranda tablosunu çizelim. İngiliz ekibi 53 şut 23 asist ve 83 sayı ile maçı tamamlarken, Fransız takımı 50 şut 7 asist ve 68 sayıda kaldı. Eurocup’ın önemli oyuncularından olan TJ Shorts belki 22 sayı ve 25 etkinlik puanı ile maçı tamamladı ancak benzer evsafta ve fizikteki Matt Morgan’ın önceki hafta 17 sayı 8 ribaunt ve 7 asist ile yaptığı 28 etkinlik puanı kadar takımını işin içine katamadı. Özetlemek gerekirse takım 1 hafta içinde bu noktada iyi reaksiyon gösterdi.<br />
<br />
Hücum noktasında ise Beşiktaş özelinde değişen bir şey yok. Needham-Mathews ikilisinin istikrarsızlığının dengelemek adına şu an uzunlardan veya 4 numaralardan değişime başlamak zor. Bu durumda Matt Mitchell gibi fiziksel temastan kaçınmayan sahadaki beşe göre 4 numaraya çekilecek isimle beraber, kısa forvet fiziğine sahip ancak 2 numara özellikleri de barındıran Yiğit Arslan’ın katkıları direkt aynı segmentteki rakiplere karşı deplasmanlarda çok daha kritik önem taşıyor. Ben 1 numarada Berk Uğurlu için uzun süredir konuşurken Yiğit Arslan’ın en az onun kadar kritik rolde olduğunu özeleştiri yapmam gerekirse unuttum. Badalona ve Paris gibi iki önemli  dış saha maçında skorlarında 70’i bulmadığı ortamda, asist bakımından takımın verimli olup olmaksızın (Badalona maçı 19 asist Paris ise 13 asist) verdiği skor katkısı maçları kazandırmaya yetti. Kısa ve orta vadede raydan çıkmamak adına Mitchell-Yiğit ikilisi skor-ribaunt alanlarında yaptıkları katkıyla Alimpijevic’in maç içinde elini rahatlatacaktır.<br />
<br />
Günün sonunda Beşiktaş kendi felsefesini rakibe kabul ettirdi ve kazandı. Her şey olup bittiğinde eksik taraflarına odaklanıp teknik bir özeleştiri yapıp yapmadıklarını ilerleyen süreç gösterecek. Sonuca giden yolda takımlar sezon boyunca değişimler göstermek zorunda. Öteki türlü tahmin edilebilir olursunuz.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Geçtiğimiz hafta sonuç kadar oyun olarak da önemli bir yenilgi yaşayan Beşiktaş’ın, grubun yenilgisiz takımı ve kupanın adaylarından Paris deplasmanında nasıl bir reaksiyon göstereceği önemliydi. Kısa vadeden başlayıp orta vadeye yayılan bir kırılmanın başlangıcı olabilecek bir sıkıntının arifesinde takım, güçlü olduğu alanlara deyim yerindeyse daha da asılarak zihinsel açıdan güç depoladığı önemli bir galibiyet elde etti.<br />
<br />
Takım istatistiği bazında Eurocup’da her alanda ilk 3 sırada yer alan bir ekip Paris Basket. Performans puanı ve bilhassa pozisyon sayısı bakımından ele aldığımızda karşımızda tempolu bir basketbolu maç başı 19.1 asist ortalaması ile nitelikli hale getiren ekip görüyoruz. Böyle bir takıma karşı tempoya hükmetme adında 2 seçeneğiniz var. Birincisi onların düzenini onlardan daha iyi oynamak.<br />
<br />
İkincisi ise tabi ki bunun anti tezi yani pozisyon sayısını düşürtmek. Tek bir faktör ile bunu yapmak zor. İki temel noktada bunu şekillendirebiliriz. İlki rakibi 24 saniyeyi büyük oranda kullanmaya zorlamak. Aslında Hamburg ve London maçlarını izlemiş Paris teknik ekibi bence bu konuyu olmazsa olmaz haline getirmedi yani şöyle ki maç boyu toplam 53 şut ile 83 sayı bulan London Lions’ın yaptığını benzerini yapabileceklerini düşündüler. İkincisi ve asıl tamamlayıcı nokta ribaunt üstünlüğü. Bakın net ribaunt üstünlüğü ve özellikle hücum ribauntlarında aktif olmak hücumu tıkanık bir takımı hem maçta tutar hem de tempoya hükmetmesine olanak verir. Kaldı ki maçın en önemli kırılma yeri burası. İkinci şans sayılarında Paris 5 sayı bulurken Beşiktaş 15 sayı çıkardı ki bu da zaten maçı sana getiren faktör oldu.<br />
<br />
Set hücumu savunması hususunda London maçı ve Paris maçından 2 önemli veriyle durumun belli oranda tablosunu çizelim. İngiliz ekibi 53 şut 23 asist ve 83 sayı ile maçı tamamlarken, Fransız takımı 50 şut 7 asist ve 68 sayıda kaldı. Eurocup’ın önemli oyuncularından olan TJ Shorts belki 22 sayı ve 25 etkinlik puanı ile maçı tamamladı ancak benzer evsafta ve fizikteki Matt Morgan’ın önceki hafta 17 sayı 8 ribaunt ve 7 asist ile yaptığı 28 etkinlik puanı kadar takımını işin içine katamadı. Özetlemek gerekirse takım 1 hafta içinde bu noktada iyi reaksiyon gösterdi.<br />
<br />
Hücum noktasında ise Beşiktaş özelinde değişen bir şey yok. Needham-Mathews ikilisinin istikrarsızlığının dengelemek adına şu an uzunlardan veya 4 numaralardan değişime başlamak zor. Bu durumda Matt Mitchell gibi fiziksel temastan kaçınmayan sahadaki beşe göre 4 numaraya çekilecek isimle beraber, kısa forvet fiziğine sahip ancak 2 numara özellikleri de barındıran Yiğit Arslan’ın katkıları direkt aynı segmentteki rakiplere karşı deplasmanlarda çok daha kritik önem taşıyor. Ben 1 numarada Berk Uğurlu için uzun süredir konuşurken Yiğit Arslan’ın en az onun kadar kritik rolde olduğunu özeleştiri yapmam gerekirse unuttum. Badalona ve Paris gibi iki önemli  dış saha maçında skorlarında 70’i bulmadığı ortamda, asist bakımından takımın verimli olup olmaksızın (Badalona maçı 19 asist Paris ise 13 asist) verdiği skor katkısı maçları kazandırmaya yetti. Kısa ve orta vadede raydan çıkmamak adına Mitchell-Yiğit ikilisi skor-ribaunt alanlarında yaptıkları katkıyla Alimpijevic’in maç içinde elini rahatlatacaktır.<br />
<br />
Günün sonunda Beşiktaş kendi felsefesini rakibe kabul ettirdi ve kazandı. Her şey olup bittiğinde eksik taraflarına odaklanıp teknik bir özeleştiri yapıp yapmadıklarını ilerleyen süreç gösterecek. Sonuca giden yolda takımlar sezon boyunca değişimler göstermek zorunda. Öteki türlü tahmin edilebilir olursunuz.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[TEMPO FARKI]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=645</link>
			<pubDate>Fri, 17 Nov 2023 10:01:41 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=645</guid>
			<description><![CDATA[Bir önceki hafta grubun zayıf halkası olarak görülen Hamburg maçı sonrası Eurocup’ın iddialı kadrolarından İngiliz ekibi London Lions’a karşı Beşiktaş’ın rakibine maç boyu belli temel noktalarda ayak uydurmakta zorlandığını görüyoruz. Son çeyrekte bir geri dönüş yaşanıp uzatma şansı elde edilse de iki takım arasındaki hücum zihniyeti farkı açıkça ortaya çıktı. Tabi bu tablo Alimpijevic’in kararından çok dış etkilere bağlı.<br />
<br />
Şimdi tempo denince akla büyük oradan yüksek pozisyon sayısı geliyor. Maç boyu fazla şut kullanmak bir noktaya kadar bunu gösterebilir. Lakin maçın resmini çizmek için daha farklı noktalara odaklanmak gerekli. Beşiktaş 41 ikilik ve 33 üçlük ile 74 şut ile maçı tamamlarken London Lions ise 31 ikilik ve 22 üçlük ile yani günümüz basketbolunun da belirgin derecede altında 53 şut ile karşılaşmayı bitirdi.<br />
<br />
Ancak kâğıda bakmadan çıplak gözle maça baktığımızda İngiliz ekibinin yarı saha hücumlarında oldukça aktif bir pas trafiğine ve set temposuna sahip olduğunu görüyoruz. Atletik bir takım olmakla beraber liglerinde kendi kalibresinde çok takım olmamasına rağmen ligin dinamikleri bu tür bir oyun için deneysel maçlar oynamaya müsait. 19 iki sayı ve 11 üç sayı isabetinin 23 asist ile gelmesi ve kaçan şutlarının önemli kısmının da müsait pozisyonlarda olduğunun altını çizmek gerekir. Yani işin özeti Beşiktaş’ın savunmadaki sabrını, rotasyonlarını ve adam değiştirme stratejileri konusunda derslerini iyi çalışmışlar. Muhtemelen Hamburg maçı onlar için iyi bir veri oldu. Yarı saha basketbolunda hızlı set trafiğiniz varsa yetenekleri kısıtlı olarak görülen bütün yan parçaların aslında böyle olmadığı, gayet verimli oynayabildiklerini de görürsünüz.<br />
<br />
Beşiktaş tarafında ise bir tıkanma söz konusuydu. Sette ilk opsiyon uygulanamadığı zaman çabuk karar verilemediği için hücum oyunu inisiyatifine kalıyordu. Bu yüzden momentumu çevirme adına kullanılan bütün kritik toplarda yanlış tercihler yapıldı. Oklar Needham ve Matthews’de çünkü onlar etrafını “maç boyu” ne kadar oyunun içine katabiliyor? Öte yandan mücadelelerinden ve konsantrasyonlarından şüphe edilmeyen yerli rotasyonunun rakibin hız ve atletizm kombinasyonuna karşılık verme hususunda süreklilik gösteremediği açık. Çünkü ilk yarıdaki iç dış dengesinde kullanılan 3 lükler hemen hemen eşitken  ( 14 ve 15 ) maç sonu bu tablo dramatik bir şekilde Beşiktaş aleyhine gelişti. Şimdi 3 çeyrek boyunca çok fazla top kaybı yapmayan rakibe karşı açık alanda müsait şut imkânlarını da bulamazsınız. Onlar adına bizim en büyük avantajımız 2 eksikle geldikleri Akatlar’da rotasyonu küçültmenin verdiği etki ile son çeyrekte frene basmaları oldu. Nitekim bu çeyrekte yaptıkları top kayıpları sonrası kontrolü ele geçirme şansları elde edildi.<br />
<br />
Maç özelinde toparlamak gerekirse Beşiktaş eğer Eurocup’da hedefe varmak istiyorsa direkt rakiplerine karşı 80’li skorlarda da maç kazanmalı şu anki kadro yapısı ile 70’ler bandında onları tutmak kolay olmayacak. 2 hatta 3 oyun kuruculu beşlerin daha verimli değerlendirilmesi için sanki bir dağıtıcı yani “ distribütör” guard takviyesi iyiden iyiye düşünülebilir. Böylece Mathews ve Needham’ın topla oynama sürelerini kısıp onları 2 numarada daha uzun süreler kullanabilirler.<br />
<br />
Asıl vurgulamak istediğim nokta elbette ki son bölümde. Rakipteki 3 oyuncu guard Matt Morgan, Tarık Phillip (Phillip oynamadı) ve pivot Olaseni geçtiğimiz yıllarda ligimizdeki orta sıra takımları hatta bir alt lig TBL’de oynadılar (Morgan–Konya). Morgan ve Olaseni’nin pozisyonlarında oyuna hükmedişleri, oyundaki düşünme hızı Beşiktaş kadrosunun üstündeydi. Şimdi o zamanlar bu oyuncuları Eurocup ve muadili takımlarda görmek ister misiniz ? Sorusuna ezici çoğunluk “ HAYIR” derdi. Olayın ana teması şu bizim ligimizde basketbol “AĞIR ve YAVAŞ“ oynanıyor. Seviye yükseldikçe bu kendini daha net belli etmekte. Alimpijevic muhakkak bunu tercih etmiyor ancak rakip kendi liginde buna uygun karşılaşmalar yaparken Beşiktaş bu melekeleri kazanacak maçları oynamadı. Dolayısıyla 1 haftada böyle reaksiyon göstermek kolay değil.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bir önceki hafta grubun zayıf halkası olarak görülen Hamburg maçı sonrası Eurocup’ın iddialı kadrolarından İngiliz ekibi London Lions’a karşı Beşiktaş’ın rakibine maç boyu belli temel noktalarda ayak uydurmakta zorlandığını görüyoruz. Son çeyrekte bir geri dönüş yaşanıp uzatma şansı elde edilse de iki takım arasındaki hücum zihniyeti farkı açıkça ortaya çıktı. Tabi bu tablo Alimpijevic’in kararından çok dış etkilere bağlı.<br />
<br />
Şimdi tempo denince akla büyük oradan yüksek pozisyon sayısı geliyor. Maç boyu fazla şut kullanmak bir noktaya kadar bunu gösterebilir. Lakin maçın resmini çizmek için daha farklı noktalara odaklanmak gerekli. Beşiktaş 41 ikilik ve 33 üçlük ile 74 şut ile maçı tamamlarken London Lions ise 31 ikilik ve 22 üçlük ile yani günümüz basketbolunun da belirgin derecede altında 53 şut ile karşılaşmayı bitirdi.<br />
<br />
Ancak kâğıda bakmadan çıplak gözle maça baktığımızda İngiliz ekibinin yarı saha hücumlarında oldukça aktif bir pas trafiğine ve set temposuna sahip olduğunu görüyoruz. Atletik bir takım olmakla beraber liglerinde kendi kalibresinde çok takım olmamasına rağmen ligin dinamikleri bu tür bir oyun için deneysel maçlar oynamaya müsait. 19 iki sayı ve 11 üç sayı isabetinin 23 asist ile gelmesi ve kaçan şutlarının önemli kısmının da müsait pozisyonlarda olduğunun altını çizmek gerekir. Yani işin özeti Beşiktaş’ın savunmadaki sabrını, rotasyonlarını ve adam değiştirme stratejileri konusunda derslerini iyi çalışmışlar. Muhtemelen Hamburg maçı onlar için iyi bir veri oldu. Yarı saha basketbolunda hızlı set trafiğiniz varsa yetenekleri kısıtlı olarak görülen bütün yan parçaların aslında böyle olmadığı, gayet verimli oynayabildiklerini de görürsünüz.<br />
<br />
Beşiktaş tarafında ise bir tıkanma söz konusuydu. Sette ilk opsiyon uygulanamadığı zaman çabuk karar verilemediği için hücum oyunu inisiyatifine kalıyordu. Bu yüzden momentumu çevirme adına kullanılan bütün kritik toplarda yanlış tercihler yapıldı. Oklar Needham ve Matthews’de çünkü onlar etrafını “maç boyu” ne kadar oyunun içine katabiliyor? Öte yandan mücadelelerinden ve konsantrasyonlarından şüphe edilmeyen yerli rotasyonunun rakibin hız ve atletizm kombinasyonuna karşılık verme hususunda süreklilik gösteremediği açık. Çünkü ilk yarıdaki iç dış dengesinde kullanılan 3 lükler hemen hemen eşitken  ( 14 ve 15 ) maç sonu bu tablo dramatik bir şekilde Beşiktaş aleyhine gelişti. Şimdi 3 çeyrek boyunca çok fazla top kaybı yapmayan rakibe karşı açık alanda müsait şut imkânlarını da bulamazsınız. Onlar adına bizim en büyük avantajımız 2 eksikle geldikleri Akatlar’da rotasyonu küçültmenin verdiği etki ile son çeyrekte frene basmaları oldu. Nitekim bu çeyrekte yaptıkları top kayıpları sonrası kontrolü ele geçirme şansları elde edildi.<br />
<br />
Maç özelinde toparlamak gerekirse Beşiktaş eğer Eurocup’da hedefe varmak istiyorsa direkt rakiplerine karşı 80’li skorlarda da maç kazanmalı şu anki kadro yapısı ile 70’ler bandında onları tutmak kolay olmayacak. 2 hatta 3 oyun kuruculu beşlerin daha verimli değerlendirilmesi için sanki bir dağıtıcı yani “ distribütör” guard takviyesi iyiden iyiye düşünülebilir. Böylece Mathews ve Needham’ın topla oynama sürelerini kısıp onları 2 numarada daha uzun süreler kullanabilirler.<br />
<br />
Asıl vurgulamak istediğim nokta elbette ki son bölümde. Rakipteki 3 oyuncu guard Matt Morgan, Tarık Phillip (Phillip oynamadı) ve pivot Olaseni geçtiğimiz yıllarda ligimizdeki orta sıra takımları hatta bir alt lig TBL’de oynadılar (Morgan–Konya). Morgan ve Olaseni’nin pozisyonlarında oyuna hükmedişleri, oyundaki düşünme hızı Beşiktaş kadrosunun üstündeydi. Şimdi o zamanlar bu oyuncuları Eurocup ve muadili takımlarda görmek ister misiniz ? Sorusuna ezici çoğunluk “ HAYIR” derdi. Olayın ana teması şu bizim ligimizde basketbol “AĞIR ve YAVAŞ“ oynanıyor. Seviye yükseldikçe bu kendini daha net belli etmekte. Alimpijevic muhakkak bunu tercih etmiyor ancak rakip kendi liginde buna uygun karşılaşmalar yaparken Beşiktaş bu melekeleri kazanacak maçları oynamadı. Dolayısıyla 1 haftada böyle reaksiyon göstermek kolay değil.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[HEDEFE TUTUNMAK ADINA]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=642</link>
			<pubDate>Fri, 10 Nov 2023 09:45:59 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=642</guid>
			<description><![CDATA[Bir önceki hafta beklenmedik şekilde maç sonunu oynayan ve maçı rakibine hediye eden Alimpjevic ve öğrencilerini bana göre genel kanının aksine oldukça zorlu bir maç bekliyordu ki nitekim böyle oldu. Son çeyrekteki farka rağmen maç genelinde belli parametrelere karşı takımın gösterdiği teknik reaksiyonlar, sezonun şu ana kadar ki olan bölümü ve kalanı hakkında belli fikirler vermeye devam etti.<br />
<br />
Öncelikle galibiyeti olmayan hele ki 6 haftadır maç kazanamayan Hamburg’un çıkış yapmak adına bir şekilde hedef maç olarak Beşiktaş kalibresindeki takımlardan birini seçmesi çok olası bir seçenek. Kaldı ki kadrolarında ne kadar çok yabancı olursa olsun Alman takımlar teknik ekip konusunda spordaki ekolleri ve disiplinlerine sadık kalmaya devam ediyorlar. O yüzden maçı ve rakibi bu temelde ele almak gerekir.<br />
<br />
Hamburg’un maçtaki temel stratejisi hücumda süreyi olabildiğince kullanmaktı. Bu Beşiktaş’ın savunmadaki sabrını test etmeye yönelik iyi bir sınav oldu. Onlar savunma dirençlerini de arttırmak adına bunu yapsalar da Alimpijevic’in savunma prensiplerinin maç boyu ne kadar devamlılık gösterebileceği önemliydi. Çünkü her iki takımın pozisyon sayısına baktığımız zaman günümüz basketbolunun biraz altında istatistikler görüyoruz ki belli kısa sekanslarda geri dönüş ve öne çıkma adına erken şutların atıldığı bölümleri çıkarırsak maç büyük ölçüde “ pozisyon sayısını” düşürme mantığıyla oynandı.<br />
<br />
Şimdi bunu destekleyen bir diğer veri ise ribauntlar ve bu alanda rakibin ribaunt üstünlüğü gibi salt istatistik üzerinden olaya bakmıyorum. Takım olarak bilhassa hücum ribaundu kovalama şekli ve mantığı, eğer alamıyorsan geriye ters yakalanmamak ve ilk topa baskı yaparak süreden çalma üzerine kuruluydu. Basit ve net bir mantık ama uygulamada her zaman Hamburg’un yaptığı gibi tutarlılık göremiyoruz.<br />
<br />
Yukarıdaki noktalardan hareket edecek olursak Beşiktaş’ın 3 periyot boyunca bunlara karşı sürekli ve iyi bir reaksiyon verdiğini söylemek güç. 24 saniyeyi uzun kullanma, ters eşleşme kovalama, kadrolarının iyi oyuncularını birebir de kullanacak opsiyonları hazırlamak noktasında hücum eden rakibi savunmada sıkıntı yaşandığını görüyoruz. Normalde rakibini 70’lerde tutan takım 30 dakika sonunda 65 sayıyı potasında gördü ve bunu görece kadro kalitesi düşük olan rakip yaptı. Zira maç boyu düşük pozisyon sayısını tercih etmek için her pozisyonda oyuncuların üst seviye olması gerekir. Dolayısıyla sezon ilerleyip rakipler geliştikçe bu tür tabloyu 4. çeyrekte telafi etmek güçleşir.<br />
<br />
Rakibin dışında takımın kendi iç dinamiklerinde dikkat ettiğim diğer bir husus ise 3. çeyrekte 58-49’luk skordan sonraki bölüm. Guard rotasyonuna gidip Berk Uğurlu ile oynanan dönemde rakibin geri döndüğünü görüyoruz. Şimdi bu noktada Tofaş maçının 2. yarısında farkı açan beşte sahada yer alan ve set temposu ve topun paylaşıldığı bölümde kritik rol üstlenen Berk’in aynı görevi bekleniyordu elbet. Yerli katkısının önemini vurgulayan biri olarak kesinlikle ve kesinlikle sezonun anahtar oyuncuları başında Berk gelmekte. Onun formuyla orantılı katkısı kupa ve lig yolunda olası takviyelerin ne olacağını belirleyecek.<br />
<br />
Tabi transfer veya takviye söylentilerine gelince kısa süre önce bu konudaki düşüncelerimi takıma rolünü yadırgamayacak “back up” rolünde bir saf oyun kurucu olarak aktarmıştım. Diğer bir görüş ise 4 numara takviyesi ki buna da katılırım. Ancak alınacak 4 numaranın atletik özelliklerinden ziyade saha görüşü ve pasörlük meziyetleri daha elzem zira çift 4 numaralı beşlerde kısaların tutuk kaldığı anda iç dış dengesinde bağlantıyı yapacak yegane pozisyon kendileri. Lakin böyle özelliklere sahip oyuncuyu da sezon ortası bulmak veya takımından koparmak mali ve teknik açıdan zor.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Bir önceki hafta beklenmedik şekilde maç sonunu oynayan ve maçı rakibine hediye eden Alimpjevic ve öğrencilerini bana göre genel kanının aksine oldukça zorlu bir maç bekliyordu ki nitekim böyle oldu. Son çeyrekteki farka rağmen maç genelinde belli parametrelere karşı takımın gösterdiği teknik reaksiyonlar, sezonun şu ana kadar ki olan bölümü ve kalanı hakkında belli fikirler vermeye devam etti.<br />
<br />
Öncelikle galibiyeti olmayan hele ki 6 haftadır maç kazanamayan Hamburg’un çıkış yapmak adına bir şekilde hedef maç olarak Beşiktaş kalibresindeki takımlardan birini seçmesi çok olası bir seçenek. Kaldı ki kadrolarında ne kadar çok yabancı olursa olsun Alman takımlar teknik ekip konusunda spordaki ekolleri ve disiplinlerine sadık kalmaya devam ediyorlar. O yüzden maçı ve rakibi bu temelde ele almak gerekir.<br />
<br />
Hamburg’un maçtaki temel stratejisi hücumda süreyi olabildiğince kullanmaktı. Bu Beşiktaş’ın savunmadaki sabrını test etmeye yönelik iyi bir sınav oldu. Onlar savunma dirençlerini de arttırmak adına bunu yapsalar da Alimpijevic’in savunma prensiplerinin maç boyu ne kadar devamlılık gösterebileceği önemliydi. Çünkü her iki takımın pozisyon sayısına baktığımız zaman günümüz basketbolunun biraz altında istatistikler görüyoruz ki belli kısa sekanslarda geri dönüş ve öne çıkma adına erken şutların atıldığı bölümleri çıkarırsak maç büyük ölçüde “ pozisyon sayısını” düşürme mantığıyla oynandı.<br />
<br />
Şimdi bunu destekleyen bir diğer veri ise ribauntlar ve bu alanda rakibin ribaunt üstünlüğü gibi salt istatistik üzerinden olaya bakmıyorum. Takım olarak bilhassa hücum ribaundu kovalama şekli ve mantığı, eğer alamıyorsan geriye ters yakalanmamak ve ilk topa baskı yaparak süreden çalma üzerine kuruluydu. Basit ve net bir mantık ama uygulamada her zaman Hamburg’un yaptığı gibi tutarlılık göremiyoruz.<br />
<br />
Yukarıdaki noktalardan hareket edecek olursak Beşiktaş’ın 3 periyot boyunca bunlara karşı sürekli ve iyi bir reaksiyon verdiğini söylemek güç. 24 saniyeyi uzun kullanma, ters eşleşme kovalama, kadrolarının iyi oyuncularını birebir de kullanacak opsiyonları hazırlamak noktasında hücum eden rakibi savunmada sıkıntı yaşandığını görüyoruz. Normalde rakibini 70’lerde tutan takım 30 dakika sonunda 65 sayıyı potasında gördü ve bunu görece kadro kalitesi düşük olan rakip yaptı. Zira maç boyu düşük pozisyon sayısını tercih etmek için her pozisyonda oyuncuların üst seviye olması gerekir. Dolayısıyla sezon ilerleyip rakipler geliştikçe bu tür tabloyu 4. çeyrekte telafi etmek güçleşir.<br />
<br />
Rakibin dışında takımın kendi iç dinamiklerinde dikkat ettiğim diğer bir husus ise 3. çeyrekte 58-49’luk skordan sonraki bölüm. Guard rotasyonuna gidip Berk Uğurlu ile oynanan dönemde rakibin geri döndüğünü görüyoruz. Şimdi bu noktada Tofaş maçının 2. yarısında farkı açan beşte sahada yer alan ve set temposu ve topun paylaşıldığı bölümde kritik rol üstlenen Berk’in aynı görevi bekleniyordu elbet. Yerli katkısının önemini vurgulayan biri olarak kesinlikle ve kesinlikle sezonun anahtar oyuncuları başında Berk gelmekte. Onun formuyla orantılı katkısı kupa ve lig yolunda olası takviyelerin ne olacağını belirleyecek.<br />
<br />
Tabi transfer veya takviye söylentilerine gelince kısa süre önce bu konudaki düşüncelerimi takıma rolünü yadırgamayacak “back up” rolünde bir saf oyun kurucu olarak aktarmıştım. Diğer bir görüş ise 4 numara takviyesi ki buna da katılırım. Ancak alınacak 4 numaranın atletik özelliklerinden ziyade saha görüşü ve pasörlük meziyetleri daha elzem zira çift 4 numaralı beşlerde kısaların tutuk kaldığı anda iç dış dengesinde bağlantıyı yapacak yegane pozisyon kendileri. Lakin böyle özelliklere sahip oyuncuyu da sezon ortası bulmak veya takımından koparmak mali ve teknik açıdan zor.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Derek Needham]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=620</link>
			<pubDate>Tue, 08 Aug 2023 13:08:41 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=620</guid>
			<description><![CDATA[Oyunun ABD’ye nazaran farklı bir şekilde yorumlandığı Avrupa’da, koçların ağırlıklı olduğu yapı ön plana çıkarken, NBA’de ise sahne oyunculardadır. Her iki yapının da aşırıya kaçan durumlarını son zamanlarda sık sık görmemize karşın kısa ve orta vadede bu yapının değişmesi zor gözüküyor.<br />
<br />
Dolayısıyla bu noktada Avrupa’da oyun kurucu ve combo guard konusunu ele alırken, genel potansiyelden ziyade “ antrene edilebilirlik” yani “coaching” özellikleri daha ön planda oluyor. Kolej kariyeri çok çok iyi olan isimlerle doku uyuşmazlığı yaşanırken Bobby Dixon ve Errick McCollum gibi orta – alt seviye konferanslardan gelen isimlerin önemli kariyer yapması gibi bir çok örnek var.<br />
<br />
İşte Derek Needham’ın kariyerinin başlangıcı da benzer yollardan geçiyor. Sialuai takımında kariyerine başlıyor. Litvanya liginde bilhassa takımın bütçesi yüksek değilse seçtikleri yabancılarda takımın skor yükünü direkt çekmekten ziyade ekole ve sistemlerine uygunluk aranıyor. Yani oyun kurucuysanız 2 numara özelliklerinizi biraz torpülemek ve takımı da işin içine dahil etmek beklenir. Bu yüzden böyle liglerde başlangıç yapmak Needham açısından iyi bir başlangıç oldu. Benzer şekilde Karadağ ekibi Mornar Bar’da geçirdiği sezonlar ve 1 yıllık Almanya tecrübesi ile hem yarı saha hem de açık alan basketbolunda antrenörlerin ne talep ettiğini daha net anlama şansı oldu.<br />
<br />
Birer sezonluk Reggiana ve Monaco tecrübelerini de onun skor yükünü çeken tarafındaki melekelerini devam ettirmesi olarak görüyorum. Tabii Needham 2013’de adımını attığı Avrupa’daki ilk yıllarında nispeten zayıf ve güçsüz vücut üst bölgesini önemli ölçüde güçlendirdi. En üst seviyede basketbol oynamak ve düşündüklerinizi yapmanız için fiziki yeterliliğiniz yoksa bir noktada tıkanıp kalabiliyorsunuz. Obradovic ile çalışmaya 32 yaşında başlayan Bobby Dixon’ın çok iyi bir dikey sıçraması yoktu anca savunma duruşu ve buradaki hızı öyle kritik bir seviyeye geldi ki takımının savunmadaki ateşleyicisi olmuştu.<br />
<br />
Yukarıda belirttiğimiz evsafa büründüğünüz zaman devşirme olarak da milli takımlarda yolunuz açılıyor. 2017’den beri Karadağ ile şampiyonalarda mücadele eden Needham, 33 yaşında kariyerinin kafaca en olgun çağında yer alıyor.<br />
<br />
Dikkat ederseniz oyuncuyu bu sefer teknik anlamda spesifik olarak ele almadım. Çünkü geçtiğimiz 2 sezonu ülkemizde geçirdi. Alimpijevic genel hatları itibariyle ona aynı rolü verecektir. Burada koç, önceden belirttiğim gibi konservatif kafa olmayan bir felsefede olduğu için Needham takımın temposunu belirleyen ana komutan, yani antrenörün doğal olarak saha içindeki uzantısı olmaya devam edecek. Mitchell ve Mathews’dan azami verim alma noktasında hocadan daha önemli bir göreve ve sorumluluğa sahip. Onun sahada göremediklerini ve hissedemediklerini teknik ekibe geri bildirim olarak aktaracak.<br />
<br />
Netice olarak Needham ve onun gibi oyuncuların tercih edilmelerini “oyun mantalitesi” adı altında değerlendirmek lazım. Buradaki doğru sözcük “en iyisi” yerine“ en uyumlusu” olmalıdır. Ve koçlar kesinlikle ikili oyunlardaki başarımla beraber şut istikrarına önem veriyorlar. Bu sezon Beşiktaş Avrupa – ABD karışımı melez bir düşünceye sahip bir antrenöre sahip. Buna uygun bir lider ile de sezona başlayacaklar.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Oyunun ABD’ye nazaran farklı bir şekilde yorumlandığı Avrupa’da, koçların ağırlıklı olduğu yapı ön plana çıkarken, NBA’de ise sahne oyunculardadır. Her iki yapının da aşırıya kaçan durumlarını son zamanlarda sık sık görmemize karşın kısa ve orta vadede bu yapının değişmesi zor gözüküyor.<br />
<br />
Dolayısıyla bu noktada Avrupa’da oyun kurucu ve combo guard konusunu ele alırken, genel potansiyelden ziyade “ antrene edilebilirlik” yani “coaching” özellikleri daha ön planda oluyor. Kolej kariyeri çok çok iyi olan isimlerle doku uyuşmazlığı yaşanırken Bobby Dixon ve Errick McCollum gibi orta – alt seviye konferanslardan gelen isimlerin önemli kariyer yapması gibi bir çok örnek var.<br />
<br />
İşte Derek Needham’ın kariyerinin başlangıcı da benzer yollardan geçiyor. Sialuai takımında kariyerine başlıyor. Litvanya liginde bilhassa takımın bütçesi yüksek değilse seçtikleri yabancılarda takımın skor yükünü direkt çekmekten ziyade ekole ve sistemlerine uygunluk aranıyor. Yani oyun kurucuysanız 2 numara özelliklerinizi biraz torpülemek ve takımı da işin içine dahil etmek beklenir. Bu yüzden böyle liglerde başlangıç yapmak Needham açısından iyi bir başlangıç oldu. Benzer şekilde Karadağ ekibi Mornar Bar’da geçirdiği sezonlar ve 1 yıllık Almanya tecrübesi ile hem yarı saha hem de açık alan basketbolunda antrenörlerin ne talep ettiğini daha net anlama şansı oldu.<br />
<br />
Birer sezonluk Reggiana ve Monaco tecrübelerini de onun skor yükünü çeken tarafındaki melekelerini devam ettirmesi olarak görüyorum. Tabii Needham 2013’de adımını attığı Avrupa’daki ilk yıllarında nispeten zayıf ve güçsüz vücut üst bölgesini önemli ölçüde güçlendirdi. En üst seviyede basketbol oynamak ve düşündüklerinizi yapmanız için fiziki yeterliliğiniz yoksa bir noktada tıkanıp kalabiliyorsunuz. Obradovic ile çalışmaya 32 yaşında başlayan Bobby Dixon’ın çok iyi bir dikey sıçraması yoktu anca savunma duruşu ve buradaki hızı öyle kritik bir seviyeye geldi ki takımının savunmadaki ateşleyicisi olmuştu.<br />
<br />
Yukarıda belirttiğimiz evsafa büründüğünüz zaman devşirme olarak da milli takımlarda yolunuz açılıyor. 2017’den beri Karadağ ile şampiyonalarda mücadele eden Needham, 33 yaşında kariyerinin kafaca en olgun çağında yer alıyor.<br />
<br />
Dikkat ederseniz oyuncuyu bu sefer teknik anlamda spesifik olarak ele almadım. Çünkü geçtiğimiz 2 sezonu ülkemizde geçirdi. Alimpijevic genel hatları itibariyle ona aynı rolü verecektir. Burada koç, önceden belirttiğim gibi konservatif kafa olmayan bir felsefede olduğu için Needham takımın temposunu belirleyen ana komutan, yani antrenörün doğal olarak saha içindeki uzantısı olmaya devam edecek. Mitchell ve Mathews’dan azami verim alma noktasında hocadan daha önemli bir göreve ve sorumluluğa sahip. Onun sahada göremediklerini ve hissedemediklerini teknik ekibe geri bildirim olarak aktaracak.<br />
<br />
Netice olarak Needham ve onun gibi oyuncuların tercih edilmelerini “oyun mantalitesi” adı altında değerlendirmek lazım. Buradaki doğru sözcük “en iyisi” yerine“ en uyumlusu” olmalıdır. Ve koçlar kesinlikle ikili oyunlardaki başarımla beraber şut istikrarına önem veriyorlar. Bu sezon Beşiktaş Avrupa – ABD karışımı melez bir düşünceye sahip bir antrenöre sahip. Buna uygun bir lider ile de sezona başlayacaklar.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Angel Delgado]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=617</link>
			<pubDate>Sat, 22 Jul 2023 10:54:22 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=617</guid>
			<description><![CDATA[Çok alt seviye konferans olmadıkça NCAA D1 ribaunt istatistiğinde zirvede yer alan isimler her zaman Avrupa basketbolunda iş yapmıştır. Trevor Mbakwe ve OJ Anosike örneğin önemli takımlarda yer alıp kendini kanıtladı. Hatta Mbakwe kolejde ağır aşil sakatlığı yaşamasa önce NBA’de sürekliliği olan bir kariyere sahip olabilirdi. Alan Williams ise gelecek kaygısına daha erken başlayıp Çin ligi ile başlangıç yapmıştı. Beşiktaş’ın yeni transferi Angel Delgado da bu başlangıcı seçti ancak çok kısa süre içinde rotasını Avrupa’ya çevirdi.<br />
<br />
Bütçe konusunda kaynaklarınız çok kuvvetli değilse özellikle 4 ve 5 numaralardan beklediğiniz özellikler daha çok yönlü değilde belli işleri iyi yapan spesifik yapıda oluyor. Bu da genellikle içeri hızlı devrilen, savunmada ise pozisyon bilgisi yüksek, boyalı alanda caydırıcılığı olan evsafta isimlerden seçilir. O sezon ki filmin başrolleri genelde yay gerisindekiler olur. 2012 Olympiakos’un EL şampiyonluğu ile başlayan süreç NBA ve uzakdoğunun artan alım gücü ve bütçeleri ile halen devam etmekte. Delgado ise bu bağlamda koçların düşündüğü tarzda bir oyun yapısına sahip.<br />
<br />
Delgado ribaunt konusunda “dengeli” bir oyuncu daha net açıklamak gerekirse savunma ve hücum ribaundu dağılımında terazisi bir tarafa çok ağır basmıyor. Kuvvetli ve iyi bir üst vücuda sahip olduğu için parmak hassasiyeti ve sezginin yanı sıra mücadele ederek aldığı ribauntlar ( istatistikte contested olarak geçer ) onu takip eden gözlemcilerin gözüne çarpan en kritik noktaydı. Bu bir antrenöre takımının tempoyu istediği gibi değiştirmesine olanak tanıyan güç çarpanı ve Avrupada fazlasıyla kontrolcü olan koçların tam da istediği bir şey. Fakat Alimpijevic bu konuda anti tez yaklaşımlar sergilediğinden açık alan oyunu ve yüksek pozisyon sayısı söz konusu olduğu için Delgado’yu kullanacağını tahmin ediyorum. Çünkü hem burada iyi bir bitirici hem de rakip beşte yarı saha oyununu iyi oynayan ve birebir hünerleri iyi olan ancak atletik özellikleri Delgado kadar iyi olmayan uzunları pasifize etmenin yolu olarak da makul bir seçenek.<br />
<br />
NCAA’lerde onun hanesine eksi yazılan pasörlüğünü Avrupa’da bir parça geliştirdiğini görebiliriz. Tabi bunda oynadığı oyun kurucuların evsafının da etkisini göz ardı edemeyiz. Ancak bu noktada alması gereken mesafe var. En büyük handikapı ki benim uzunlarda direkt dikkat ettiğim nokta serbest atış yüzdesi. Zamanında Erman Kunter Vidmar’ı düşük serbest atış yüzdesinden dolayı maçın sonlarında kullanamadıklarından yakınırdı. Bir "Hack a Shaq” kadar olmasa da bu tür oyunculara maç sonlarında çok daha rahat faul yapılıyor. Oyunun bu anlarında ne kadar kısıtlı özelliklere sahip olursa olsun hücumda bir eksik kalmak ve sahada kalması uğruna onun bitirici özelliklerinden vazgeçmek veya kullanmakta tereddüt etmek takımın ritmini bozuyor.<br />
<br />
Sonuç olarak yani artı ve eksi yanlarıyla Delgao 2.06 boyunda kalıplı, koşan ve atletizmi bu seviye için ideal bir uzun. Alimpjevic’in takım kimyasında önemli bir katalizör olacağı kesin. Her zaman savunma kaynaklı geri dönüşler ve ivme kazanmalar hücum kaynaklıdan daha tutarlı ve iyi sonuçlar verdiği gibi takımın skor yükünü de yukarı çeker. Topu elinde az isteyen, rolünü bilen ve kısaları bu konuda yormayan Delgado doku tuttuğu takdirde iyi bir sezon geçirecektir.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Çok alt seviye konferans olmadıkça NCAA D1 ribaunt istatistiğinde zirvede yer alan isimler her zaman Avrupa basketbolunda iş yapmıştır. Trevor Mbakwe ve OJ Anosike örneğin önemli takımlarda yer alıp kendini kanıtladı. Hatta Mbakwe kolejde ağır aşil sakatlığı yaşamasa önce NBA’de sürekliliği olan bir kariyere sahip olabilirdi. Alan Williams ise gelecek kaygısına daha erken başlayıp Çin ligi ile başlangıç yapmıştı. Beşiktaş’ın yeni transferi Angel Delgado da bu başlangıcı seçti ancak çok kısa süre içinde rotasını Avrupa’ya çevirdi.<br />
<br />
Bütçe konusunda kaynaklarınız çok kuvvetli değilse özellikle 4 ve 5 numaralardan beklediğiniz özellikler daha çok yönlü değilde belli işleri iyi yapan spesifik yapıda oluyor. Bu da genellikle içeri hızlı devrilen, savunmada ise pozisyon bilgisi yüksek, boyalı alanda caydırıcılığı olan evsafta isimlerden seçilir. O sezon ki filmin başrolleri genelde yay gerisindekiler olur. 2012 Olympiakos’un EL şampiyonluğu ile başlayan süreç NBA ve uzakdoğunun artan alım gücü ve bütçeleri ile halen devam etmekte. Delgado ise bu bağlamda koçların düşündüğü tarzda bir oyun yapısına sahip.<br />
<br />
Delgado ribaunt konusunda “dengeli” bir oyuncu daha net açıklamak gerekirse savunma ve hücum ribaundu dağılımında terazisi bir tarafa çok ağır basmıyor. Kuvvetli ve iyi bir üst vücuda sahip olduğu için parmak hassasiyeti ve sezginin yanı sıra mücadele ederek aldığı ribauntlar ( istatistikte contested olarak geçer ) onu takip eden gözlemcilerin gözüne çarpan en kritik noktaydı. Bu bir antrenöre takımının tempoyu istediği gibi değiştirmesine olanak tanıyan güç çarpanı ve Avrupada fazlasıyla kontrolcü olan koçların tam da istediği bir şey. Fakat Alimpijevic bu konuda anti tez yaklaşımlar sergilediğinden açık alan oyunu ve yüksek pozisyon sayısı söz konusu olduğu için Delgado’yu kullanacağını tahmin ediyorum. Çünkü hem burada iyi bir bitirici hem de rakip beşte yarı saha oyununu iyi oynayan ve birebir hünerleri iyi olan ancak atletik özellikleri Delgado kadar iyi olmayan uzunları pasifize etmenin yolu olarak da makul bir seçenek.<br />
<br />
NCAA’lerde onun hanesine eksi yazılan pasörlüğünü Avrupa’da bir parça geliştirdiğini görebiliriz. Tabi bunda oynadığı oyun kurucuların evsafının da etkisini göz ardı edemeyiz. Ancak bu noktada alması gereken mesafe var. En büyük handikapı ki benim uzunlarda direkt dikkat ettiğim nokta serbest atış yüzdesi. Zamanında Erman Kunter Vidmar’ı düşük serbest atış yüzdesinden dolayı maçın sonlarında kullanamadıklarından yakınırdı. Bir "Hack a Shaq” kadar olmasa da bu tür oyunculara maç sonlarında çok daha rahat faul yapılıyor. Oyunun bu anlarında ne kadar kısıtlı özelliklere sahip olursa olsun hücumda bir eksik kalmak ve sahada kalması uğruna onun bitirici özelliklerinden vazgeçmek veya kullanmakta tereddüt etmek takımın ritmini bozuyor.<br />
<br />
Sonuç olarak yani artı ve eksi yanlarıyla Delgao 2.06 boyunda kalıplı, koşan ve atletizmi bu seviye için ideal bir uzun. Alimpjevic’in takım kimyasında önemli bir katalizör olacağı kesin. Her zaman savunma kaynaklı geri dönüşler ve ivme kazanmalar hücum kaynaklıdan daha tutarlı ve iyi sonuçlar verdiği gibi takımın skor yükünü de yukarı çeker. Topu elinde az isteyen, rolünü bilen ve kısaları bu konuda yormayan Delgado doku tuttuğu takdirde iyi bir sezon geçirecektir.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Jonah Mathews]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=615</link>
			<pubDate>Fri, 14 Jul 2023 11:37:04 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=615</guid>
			<description><![CDATA[Artık günümüz basketbolunda PG ve SG pozisyonları arasında kesin bir rol ayrımı yok dolayısıyla çok saf ve net dağıtıcı pasör veya skorer özellikleri göstermedikleri sürece her iki pozisyonu da yüksek verimli oynamaları beklenmekte.<br />
<br />
Eurocup’ın son 2 sezonundaki finalisti olan takımlarımıza baktığımızda böyle bir dengeli kadro yapısının olduğunu görmekteyiz.İşte Jonah Mathews'da bu zihniyetin devamı olarak Beşiktaş’a gelmiş durumda.<br />
<br />
1.91 boyundaki oyuncunun profesyonel kariyerinin başlangıcı pandemi etkisiyle şanssız bir döneme denk geldiyse de maç ritmini ve melekelerini kaybetmeyecek sayıda karşılaşmaya çıktı ve istikrarlı sezonlar geçirdi.İsveç’te başlayan kariyeri, takiben Polonya ve Fransa’da Asvel ve Eurolig ile tutarlı bir tırmanış içinde.<br />
<br />
Bir combo guard pozisyonunda bulunan oyuncuda, aranan en kritik özellik olan birebirde adam geçebilmesi ve deliciliği Mathews’ın ana skor opsiyonlarının başında geliyor.Her iki elinin de kuvvetli olması ona driblingi kesip orta mesafe şutunda efektif olma konusunda da yardımcı.Kaldı ki bu artılar savunmanın ondan bir parça uzak durmasını sağlarken 3 sayı çizgisi gerisinde de dribling üstü kendi şutunu yaratmasına imkan tanımakta.<br />
<br />
Bu noktadan sonra pasör özelliklerine geçelim.Öncelikli pozisyonunun 2 numara olduğunu göz önüne aldığımızda benim görüşüme göre ikili oyun becerisi bu evsaftaki  oyuncuların seviye atlamasındaki en önemli kriter.Mathews pick and pop out yapan 4 numaraları veya kısa devrilen uzunları görme ve besleme konusunda şu ana kadar iyi bir gelişim kaydederken boyalı alana tam devrilen uzunlara karşı paslarında ilerletmesi gereken noktalar bulunmakta.Bazen zor ve iyimser pasları bazen de tembel pasları denemekte.Öte yandan adam eksiltmesinin verdiği avantajla ceza atıcılarını iyi görse de zaman zaman oyunu gereğinden fazla zorladığı anlar var.Bu defektine rağmen faul aldırma ve çizgiye gitme konusunda maharetli bir oyuncu.<br />
<br />
Mathews gibi oyuncularla hatta 2 tane combo guard ile aynı anda sahada yer alıyorsanız klasik 5 numaralarla uzun süre aynı beşi sürdürmek zor olur.Haliyle geçiş oyununa yatkın atletik isimler yanlarında olmalı.Bu kimyada Mathews’in açık alan ve geçiş oyununda skorla beraber pas tercihlerinin daha tutarlı olduğu görülüyor.<br />
<br />
Genel olarak derleyip topladığımızda oyuncunun kendi momentumunu hücum odaklı inşa ettiğini görüyoruz.Ancak ASVEL ve Eurolig’de geçirdiği bir sezon sahada kalması için oyunun savunma kısmında da bunu yapması gerektiğini görmesi adına çok önemli bir tecrübe oldu.Çünkü İsveç Ligi sayı krallığı ve Polonya Şampiyonluğu bir noktaya gelmenize yardımcı olur ancak en üst seviyede sizin parkede sürekliliğinizi sağlamaz.<br />
<br />
Sonuç olarak Mathews kendisinden daha tecrübeli takım arkadaşı Derek Needham’ın yardımcısı rolünde ekibe katılıyor."Needham-Andrews" ve “ Taylor-Grant” ikilisi ile son 2 sezonun Eurocup finaline ulaşan takımlarımızda tutan bu formülün revize edilmiş halini gelecek sezonki Beşiktaş’ta görmeye devam edeceğiz.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Artık günümüz basketbolunda PG ve SG pozisyonları arasında kesin bir rol ayrımı yok dolayısıyla çok saf ve net dağıtıcı pasör veya skorer özellikleri göstermedikleri sürece her iki pozisyonu da yüksek verimli oynamaları beklenmekte.<br />
<br />
Eurocup’ın son 2 sezonundaki finalisti olan takımlarımıza baktığımızda böyle bir dengeli kadro yapısının olduğunu görmekteyiz.İşte Jonah Mathews'da bu zihniyetin devamı olarak Beşiktaş’a gelmiş durumda.<br />
<br />
1.91 boyundaki oyuncunun profesyonel kariyerinin başlangıcı pandemi etkisiyle şanssız bir döneme denk geldiyse de maç ritmini ve melekelerini kaybetmeyecek sayıda karşılaşmaya çıktı ve istikrarlı sezonlar geçirdi.İsveç’te başlayan kariyeri, takiben Polonya ve Fransa’da Asvel ve Eurolig ile tutarlı bir tırmanış içinde.<br />
<br />
Bir combo guard pozisyonunda bulunan oyuncuda, aranan en kritik özellik olan birebirde adam geçebilmesi ve deliciliği Mathews’ın ana skor opsiyonlarının başında geliyor.Her iki elinin de kuvvetli olması ona driblingi kesip orta mesafe şutunda efektif olma konusunda da yardımcı.Kaldı ki bu artılar savunmanın ondan bir parça uzak durmasını sağlarken 3 sayı çizgisi gerisinde de dribling üstü kendi şutunu yaratmasına imkan tanımakta.<br />
<br />
Bu noktadan sonra pasör özelliklerine geçelim.Öncelikli pozisyonunun 2 numara olduğunu göz önüne aldığımızda benim görüşüme göre ikili oyun becerisi bu evsaftaki  oyuncuların seviye atlamasındaki en önemli kriter.Mathews pick and pop out yapan 4 numaraları veya kısa devrilen uzunları görme ve besleme konusunda şu ana kadar iyi bir gelişim kaydederken boyalı alana tam devrilen uzunlara karşı paslarında ilerletmesi gereken noktalar bulunmakta.Bazen zor ve iyimser pasları bazen de tembel pasları denemekte.Öte yandan adam eksiltmesinin verdiği avantajla ceza atıcılarını iyi görse de zaman zaman oyunu gereğinden fazla zorladığı anlar var.Bu defektine rağmen faul aldırma ve çizgiye gitme konusunda maharetli bir oyuncu.<br />
<br />
Mathews gibi oyuncularla hatta 2 tane combo guard ile aynı anda sahada yer alıyorsanız klasik 5 numaralarla uzun süre aynı beşi sürdürmek zor olur.Haliyle geçiş oyununa yatkın atletik isimler yanlarında olmalı.Bu kimyada Mathews’in açık alan ve geçiş oyununda skorla beraber pas tercihlerinin daha tutarlı olduğu görülüyor.<br />
<br />
Genel olarak derleyip topladığımızda oyuncunun kendi momentumunu hücum odaklı inşa ettiğini görüyoruz.Ancak ASVEL ve Eurolig’de geçirdiği bir sezon sahada kalması için oyunun savunma kısmında da bunu yapması gerektiğini görmesi adına çok önemli bir tecrübe oldu.Çünkü İsveç Ligi sayı krallığı ve Polonya Şampiyonluğu bir noktaya gelmenize yardımcı olur ancak en üst seviyede sizin parkede sürekliliğinizi sağlamaz.<br />
<br />
Sonuç olarak Mathews kendisinden daha tecrübeli takım arkadaşı Derek Needham’ın yardımcısı rolünde ekibe katılıyor."Needham-Andrews" ve “ Taylor-Grant” ikilisi ile son 2 sezonun Eurocup finaline ulaşan takımlarımızda tutan bu formülün revize edilmiş halini gelecek sezonki Beşiktaş’ta görmeye devam edeceğiz.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Matt Mitchell]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=613</link>
			<pubDate>Wed, 12 Jul 2023 11:11:31 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=613</guid>
			<description><![CDATA[Beşiktaş basketbolunun yakın tarihindeki iddialı ve önemli kadrolarına baktığımız zaman 3 önemli isme Matt Mitchell özelinde daha farklı bakmak gerekir.Bunlar; David Hawkins,Michael Roll ve Kyle Weems. <br />
<br />
Bakış açımızın temelini oyuncuların fiziki özelliklerine nazaran birden fazla pozisyonu oynayabilmesi veya yorumlayabilmesi geliyor.Bilhassa kısa forvet pozisyonundaki isimlerin hem şutör guard (2) ve hem de power forvet (4) özelliklerini de hücum envanterine eklemesi,antrenörlerin gözünde daha değerli yapmakta.Çünkü bu pozisyon yay gerisi ve boyalı alan için direkt bağlayıcı vazifesi görüyor.<br />
<br />
Mitchell’ın NCAA’deki okulu San Diego State belki NBA’e sürekli oyuncu yollayan bir kolej değil ancak oyuncuların erken profesyonel olmadığı ve 4 sezon boyunca kalmasıyla antrene edilme konusunda önemli artıları olan bir program.Dolayısıyla yakın zamanda Avrupa’ya bir çok oyuncuyu ihraç ettiklerini görmekteyiz.Mitchell bu periyot içerisinde tutarlı ortalamalara sahip lakin NBA şansını kısıtlayan en önemli veri son yılındaki gelişim hızının düşük olması.NBA son sınıf öğrencilerini seçme konusunda çok daha talepkar. Erken profesyonel olacak isimlerde beklenti satın alırken 2-3 yaş daha yaşlı bir oyuncudan bunu beklemiyor. Artık Mitchell’ı tanıtmaya başlayalım.<br />
<br />
1999 doğumlu Matt Mitchell 1.98 boyuyla tipik bir small forvet fiziğine sahip 3 numara.Lakin onu bir alt (2) ve bir üst (4) pozisyonlarda da belli sekanslarda kullanabilirsiniz.Çok üst düzey bir atletizmi olduğunu söyleyemesek de uzun kariyeri olacağına işaret en önemli fiziksel özelliği üst vücudu.Bu şekilde ters eşleşme avantajını boyalı alan ve çevresinde kullanabilirken, atışları vücut temasından minimum şekilde etkileniyor.Takımı kısaltmaya karar verdiğinizde onu set, geçiş ve hızlı hücumlarda tercih edebilirsiniz.Sırtı dönük oyunu çok dengeli bitirebiliyor.Kişisel gözlemlerim böyle bir özelliğe sahip oyuncu havuzunun Avrupa’da çok dar olması.<br />
<br />
Kendi orijinal pozisyonu olan kısa forvette ise gözüme çarpan en kritik artısı sol el hakimiyeti.Yüzü dönük oyunda zaman zaman kendinden uzun bir 4 numara ile karşılaştığında eğer rakibi onun hızına ayak uyduruyorsa sol el hakimiyeti, el üstü dış ve orta mesafe şutlarının başarımı için belirleyicidir.Top sürmeyi ani kesip mekaniğini hızlı kurup şuta kalktığını söyleyebiliriz. <br />
<br />
Yukarıda incelediğimiz noktaların en önemli ortak yanı topun kendisinde olması yani bir bakıma haşır neşir olarak sonuca gitme hikayesi.Koç odaklıAvrupa basketbolunda antrenörler böyle bir mevki için aynı zamanda onda topun çok fazla kalmadan skor yapmasını ve sürekli elini sıcak tutmasını bekler.Hatta farklı bir oyuncu olsa dahi Vezenkov’un bu yılki performansında sıkça vurgulanan konuydu.O da bu talepleri karşılayacak evsafta özellikleri barındırıyor. İyi bir ceza atıcısı ya da statik olmayan, kat üzeri şutu makul düzeyde.Yani small forvet fiziğinde ama 2 numara özelliklerini de kısmen barındırıyor.<br />
<br />
Gelelim bana göre en kritik noktaya.Böyle oyuncular ya kariyerlerini nispeten küçük ve orta liglerde sürdürüyorlar ya da basamakları atlayacak bir özelliği bünyelerini katıyor.O da tabi ki pasörlük.Doğru bir profesyonel kariyeri tercihi ile Mitchell’ın yukarıda saydığımız bütün pozisyonlarıda içine aldığımız noktalarda bencil bir oyuncu olmadığını rahatlıkla işaret edebiliriz.Fransa ve FIBA Şampiyonlar Ligi’ndeki asist ortalamaları (2.8 ve 1.9) ve yaptığı asistlerin niteliği takımının hücumdaki derinliğini artırıyor.İkili sıkıştırmalarda boş oyuncuyu veya kat eden takım arkadaşını görme,sırtı dönük oyunda dip çizgi katlarını takibini ön plana çıkarıyor.<br />
<br />
Yetenekli olsanız dahi istikrar ve devamlılık şart.NBA şansını deneyip olmamasına karşın Spurs ile yaz ligi oynamasından sonra 2021 yılında Strasbourg ile anlaşıp 2 yıl burada kaldı.G-League değilde rekabetçi ve hedefi olan takım ile maç trafiğine girmesi sabırlı davranması ile takım oyuncusu olacağını şimdiden belli etmiş durumda.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Beşiktaş basketbolunun yakın tarihindeki iddialı ve önemli kadrolarına baktığımız zaman 3 önemli isme Matt Mitchell özelinde daha farklı bakmak gerekir.Bunlar; David Hawkins,Michael Roll ve Kyle Weems. <br />
<br />
Bakış açımızın temelini oyuncuların fiziki özelliklerine nazaran birden fazla pozisyonu oynayabilmesi veya yorumlayabilmesi geliyor.Bilhassa kısa forvet pozisyonundaki isimlerin hem şutör guard (2) ve hem de power forvet (4) özelliklerini de hücum envanterine eklemesi,antrenörlerin gözünde daha değerli yapmakta.Çünkü bu pozisyon yay gerisi ve boyalı alan için direkt bağlayıcı vazifesi görüyor.<br />
<br />
Mitchell’ın NCAA’deki okulu San Diego State belki NBA’e sürekli oyuncu yollayan bir kolej değil ancak oyuncuların erken profesyonel olmadığı ve 4 sezon boyunca kalmasıyla antrene edilme konusunda önemli artıları olan bir program.Dolayısıyla yakın zamanda Avrupa’ya bir çok oyuncuyu ihraç ettiklerini görmekteyiz.Mitchell bu periyot içerisinde tutarlı ortalamalara sahip lakin NBA şansını kısıtlayan en önemli veri son yılındaki gelişim hızının düşük olması.NBA son sınıf öğrencilerini seçme konusunda çok daha talepkar. Erken profesyonel olacak isimlerde beklenti satın alırken 2-3 yaş daha yaşlı bir oyuncudan bunu beklemiyor. Artık Mitchell’ı tanıtmaya başlayalım.<br />
<br />
1999 doğumlu Matt Mitchell 1.98 boyuyla tipik bir small forvet fiziğine sahip 3 numara.Lakin onu bir alt (2) ve bir üst (4) pozisyonlarda da belli sekanslarda kullanabilirsiniz.Çok üst düzey bir atletizmi olduğunu söyleyemesek de uzun kariyeri olacağına işaret en önemli fiziksel özelliği üst vücudu.Bu şekilde ters eşleşme avantajını boyalı alan ve çevresinde kullanabilirken, atışları vücut temasından minimum şekilde etkileniyor.Takımı kısaltmaya karar verdiğinizde onu set, geçiş ve hızlı hücumlarda tercih edebilirsiniz.Sırtı dönük oyunu çok dengeli bitirebiliyor.Kişisel gözlemlerim böyle bir özelliğe sahip oyuncu havuzunun Avrupa’da çok dar olması.<br />
<br />
Kendi orijinal pozisyonu olan kısa forvette ise gözüme çarpan en kritik artısı sol el hakimiyeti.Yüzü dönük oyunda zaman zaman kendinden uzun bir 4 numara ile karşılaştığında eğer rakibi onun hızına ayak uyduruyorsa sol el hakimiyeti, el üstü dış ve orta mesafe şutlarının başarımı için belirleyicidir.Top sürmeyi ani kesip mekaniğini hızlı kurup şuta kalktığını söyleyebiliriz. <br />
<br />
Yukarıda incelediğimiz noktaların en önemli ortak yanı topun kendisinde olması yani bir bakıma haşır neşir olarak sonuca gitme hikayesi.Koç odaklıAvrupa basketbolunda antrenörler böyle bir mevki için aynı zamanda onda topun çok fazla kalmadan skor yapmasını ve sürekli elini sıcak tutmasını bekler.Hatta farklı bir oyuncu olsa dahi Vezenkov’un bu yılki performansında sıkça vurgulanan konuydu.O da bu talepleri karşılayacak evsafta özellikleri barındırıyor. İyi bir ceza atıcısı ya da statik olmayan, kat üzeri şutu makul düzeyde.Yani small forvet fiziğinde ama 2 numara özelliklerini de kısmen barındırıyor.<br />
<br />
Gelelim bana göre en kritik noktaya.Böyle oyuncular ya kariyerlerini nispeten küçük ve orta liglerde sürdürüyorlar ya da basamakları atlayacak bir özelliği bünyelerini katıyor.O da tabi ki pasörlük.Doğru bir profesyonel kariyeri tercihi ile Mitchell’ın yukarıda saydığımız bütün pozisyonlarıda içine aldığımız noktalarda bencil bir oyuncu olmadığını rahatlıkla işaret edebiliriz.Fransa ve FIBA Şampiyonlar Ligi’ndeki asist ortalamaları (2.8 ve 1.9) ve yaptığı asistlerin niteliği takımının hücumdaki derinliğini artırıyor.İkili sıkıştırmalarda boş oyuncuyu veya kat eden takım arkadaşını görme,sırtı dönük oyunda dip çizgi katlarını takibini ön plana çıkarıyor.<br />
<br />
Yetenekli olsanız dahi istikrar ve devamlılık şart.NBA şansını deneyip olmamasına karşın Spurs ile yaz ligi oynamasından sonra 2021 yılında Strasbourg ile anlaşıp 2 yıl burada kaldı.G-League değilde rekabetçi ve hedefi olan takım ile maç trafiğine girmesi sabırlı davranması ile takım oyuncusu olacağını şimdiden belli etmiş durumda.<br />
<br />
Yazar: Hürol Yöney]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[2023-2024 sezonu sizce kim koç olmalı?]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=610</link>
			<pubDate>Sat, 27 May 2023 12:29:27 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=610</guid>
			<description><![CDATA[Sizce yeni sezon koçumuz kim olmalı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Sizce yeni sezon koçumuz kim olmalı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çok Geç Olmadan]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=586</link>
			<pubDate>Sun, 18 Dec 2022 15:24:32 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=586</guid>
			<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Başkanımız Ahmet Nur Çebi’nin yapmış olduğu açıklamaları hayret ve şaşkınlıkla izledik. Bizler Beşiktaş Basketboluna gönül vermiş bireyler olarak, bu şubenin kulübümüzün üzerinde bir yük gibi gösterilmesini asla kabul etmiyoruz.<br />
<br />
Bugün alınan sonucun ardından zaman, harekete geçme zamanıdır. Mevcut yapıyla devam etmek, Beşiktaş Basketbolunu daha büyük kaosa sürükleyecektir.<br />
<br />
Sadece transfer yaparak çözülemeyecek sorunları bulunan Erkek Basketbol takımımızda, alınması gereken önlemler basit ve nettir. İstifa eden bir koçu zorla görevde tutmak hem o kişiye hem de kulübe zarar vermektedir. <br />
<br />
Para harcamak istemiyor olabilirsiniz ama bu durumun Beşiktaş’ın büyüklüğüne yakışmayacağını siz bizlerden daha iyi biliyor olmalısınız.<br />
<br />
Beşiktaş arması ve taraftarı için kutsal sayılan forması, yer aldığı tüm branşlar ve de kulvarlarda rekabetçi olmak zorundadır. Bu konuda anlamsız bahanelere sığınmak yerine, net adımlar atılmalı ve şanlı Beşiktaş ismini hak ettiği yarışa yeniden sokabilmek adına ivedilikle aksiyon alınmalıdır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde Başkanımız Ahmet Nur Çebi’nin yapmış olduğu açıklamaları hayret ve şaşkınlıkla izledik. Bizler Beşiktaş Basketboluna gönül vermiş bireyler olarak, bu şubenin kulübümüzün üzerinde bir yük gibi gösterilmesini asla kabul etmiyoruz.<br />
<br />
Bugün alınan sonucun ardından zaman, harekete geçme zamanıdır. Mevcut yapıyla devam etmek, Beşiktaş Basketbolunu daha büyük kaosa sürükleyecektir.<br />
<br />
Sadece transfer yaparak çözülemeyecek sorunları bulunan Erkek Basketbol takımımızda, alınması gereken önlemler basit ve nettir. İstifa eden bir koçu zorla görevde tutmak hem o kişiye hem de kulübe zarar vermektedir. <br />
<br />
Para harcamak istemiyor olabilirsiniz ama bu durumun Beşiktaş’ın büyüklüğüne yakışmayacağını siz bizlerden daha iyi biliyor olmalısınız.<br />
<br />
Beşiktaş arması ve taraftarı için kutsal sayılan forması, yer aldığı tüm branşlar ve de kulvarlarda rekabetçi olmak zorundadır. Bu konuda anlamsız bahanelere sığınmak yerine, net adımlar atılmalı ve şanlı Beşiktaş ismini hak ettiği yarışa yeniden sokabilmek adına ivedilikle aksiyon alınmalıdır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gündeme Dair]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=577</link>
			<pubDate>Sun, 16 Oct 2022 14:21:56 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=577</guid>
			<description><![CDATA[Son günlerde alınan sonuçlar ve kişilerle yaşanan sorunlar, Beşiktaş Basketbolunda bir değişimi elzem hale getirmiştir. Ahmet Kandemir koçluk yapmak istemediğini her defasında dile getirmesine rağmen, ısrarla kendisini koç olarak parkede görmekteyiz. "Proje!" diye çıkılan bu yolda, Ahmet Kandemir yerine koç getirmek istenildiğinde, iyi kariyerli koçlar kendisinin bulunduğu ortama gelmeyi tercih etmemişlerdir.  <br />
<br />
Ahmet Kandemir’in GM olarak planlandığı bu yapının değişikliğe uğramaması, uzun vadede Beşiktaş’a çok daha büyük sorunlar açabilir. Oyuncu menajeri ile yaşanan sorun sonrası, yerli oyuncuların kulübümüzden bir bir uzaklaşması, kadronun iyice zayıflamasına yol açtı. Genç ve potansiyelli yerli oyuncuları tekrar kadromuza katabilmek için yapılacak hamle gayet açık ve nettir. <br />
<br />
Ayrıca Ahmet Kandemir’in GM olarak yola devam etmesi, yerli oyuncu transferini yine engellemiş olacaktır. Menajerlik firması ile yaşanan sorunlar artık kişiselleşmiş ve sorunun kulüple değil şahıslarla ilgili olduğu apaçık ortadır.<br />
<br />
Önümüzdeki fikstüre baktığımızda; Galatasaray, Tofaş ve Fenerbahçe maçları sonrası 6 mağlubiyetle lige başlamış olmamız çok büyük olasılık. Sahi 6 mağlubiyetli lig başlangıcı sizlere bazı söylemleri hatırlatıyor mu? <br />
<br />
Aynı senaryoyu tekrar yaşamamak adına, iyi bir Beşiktaşlı olduğunu düşündüğümüz AHMET KANDEMİR’in gereğini yapması ve şubenin önünü açması adına İstifa etmesini temenni ediyoruz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Son günlerde alınan sonuçlar ve kişilerle yaşanan sorunlar, Beşiktaş Basketbolunda bir değişimi elzem hale getirmiştir. Ahmet Kandemir koçluk yapmak istemediğini her defasında dile getirmesine rağmen, ısrarla kendisini koç olarak parkede görmekteyiz. "Proje!" diye çıkılan bu yolda, Ahmet Kandemir yerine koç getirmek istenildiğinde, iyi kariyerli koçlar kendisinin bulunduğu ortama gelmeyi tercih etmemişlerdir.  <br />
<br />
Ahmet Kandemir’in GM olarak planlandığı bu yapının değişikliğe uğramaması, uzun vadede Beşiktaş’a çok daha büyük sorunlar açabilir. Oyuncu menajeri ile yaşanan sorun sonrası, yerli oyuncuların kulübümüzden bir bir uzaklaşması, kadronun iyice zayıflamasına yol açtı. Genç ve potansiyelli yerli oyuncuları tekrar kadromuza katabilmek için yapılacak hamle gayet açık ve nettir. <br />
<br />
Ayrıca Ahmet Kandemir’in GM olarak yola devam etmesi, yerli oyuncu transferini yine engellemiş olacaktır. Menajerlik firması ile yaşanan sorunlar artık kişiselleşmiş ve sorunun kulüple değil şahıslarla ilgili olduğu apaçık ortadır.<br />
<br />
Önümüzdeki fikstüre baktığımızda; Galatasaray, Tofaş ve Fenerbahçe maçları sonrası 6 mağlubiyetle lige başlamış olmamız çok büyük olasılık. Sahi 6 mağlubiyetli lig başlangıcı sizlere bazı söylemleri hatırlatıyor mu? <br />
<br />
Aynı senaryoyu tekrar yaşamamak adına, iyi bir Beşiktaşlı olduğunu düşündüğümüz AHMET KANDEMİR’in gereğini yapması ve şubenin önünü açması adına İstifa etmesini temenni ediyoruz]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkek Basketbol Takımımızın kamp programı ve hazırlık maçları]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=570</link>
			<pubDate>Sun, 31 Jul 2022 09:57:34 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=570</guid>
			<description><![CDATA[Erkek Basketbol Takımımız, 2022-2023 sezonu hazırlıklarına 15 Ağustos Pazartesi günü Akatlar Spor Salonu'nda yapacağı idmanla başlayacak.<br />
<br />
20-27 Ağustos tarihleri arasında Bolu kampında hazırlıklarına devam edecek ekibimizin, yeni sezon öncesi yapacağı hazırlık maçlarının programı ise şu şekilde oluştu;<br />
<br />
Takımımız, 1 Eylül Perşembe günü ilk hazırlık maçında Yukatel Merkezefendi Belediyesi ile karşılaştıktan sonra, 3-4 Eylül tarihlerinde; Anadolu Efes, Fenerbahçe Beko ve Bahçeşehir Koleji'nin katılacağı tarihlerinde Tübad Turnuvası'nda mücadele edecek.<br />
<br />
8 Eylül’de Akatlar’da Gaziantep Basketbolu ağırlayacak olan ekibimiz, bu maçın ardından 9-10 Eylül tarihlerinde Kosova’da bir turnuvaya katılacak. <br />
<br />
16-17 Eylül tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek Yalçın Efe Turnuvası’nda parkeye çıkacak olan ekibimiz, 16 Eylül'de Beysu Konyaspor ile karşılaşacak. İlk maçın sonucuna göre ekibimiz ikinci gün Türk Telekom veya Büyükçekmece ile oynayarak turnuvayı tamamlamış olacak.<br />
<br />
Son olarak 23 Eylül tarihinde bir hazırlık maçı daha planlayan ekibimiz, böylelikle lig öncesi hazırlıklarını tamamlamış olacak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkek Basketbol Takımımız, 2022-2023 sezonu hazırlıklarına 15 Ağustos Pazartesi günü Akatlar Spor Salonu'nda yapacağı idmanla başlayacak.<br />
<br />
20-27 Ağustos tarihleri arasında Bolu kampında hazırlıklarına devam edecek ekibimizin, yeni sezon öncesi yapacağı hazırlık maçlarının programı ise şu şekilde oluştu;<br />
<br />
Takımımız, 1 Eylül Perşembe günü ilk hazırlık maçında Yukatel Merkezefendi Belediyesi ile karşılaştıktan sonra, 3-4 Eylül tarihlerinde; Anadolu Efes, Fenerbahçe Beko ve Bahçeşehir Koleji'nin katılacağı tarihlerinde Tübad Turnuvası'nda mücadele edecek.<br />
<br />
8 Eylül’de Akatlar’da Gaziantep Basketbolu ağırlayacak olan ekibimiz, bu maçın ardından 9-10 Eylül tarihlerinde Kosova’da bir turnuvaya katılacak. <br />
<br />
16-17 Eylül tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek Yalçın Efe Turnuvası’nda parkeye çıkacak olan ekibimiz, 16 Eylül'de Beysu Konyaspor ile karşılaşacak. İlk maçın sonucuna göre ekibimiz ikinci gün Türk Telekom veya Büyükçekmece ile oynayarak turnuvayı tamamlamış olacak.<br />
<br />
Son olarak 23 Eylül tarihinde bir hazırlık maçı daha planlayan ekibimiz, böylelikle lig öncesi hazırlıklarını tamamlamış olacak.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Gediminas Orelik Beşiktaş'ta]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=568</link>
			<pubDate>Sun, 24 Jul 2022 09:14:03 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=568</guid>
			<description><![CDATA[Erkek basketbol takımımız, tecrübeli forvet Gediminas Orelik ile anlaşmaya vardı.<br />
<br />
Kariyerinde; Siauliai, Prienai, Lietuvos Rytas ve Reyer Venezia formaları giyen 32 yaşındaki Litvanyalı uzun forvet, 2016-2017 sezonunda da ülkemizde Banvit'te oynamıştı.<br />
<br />
Geçtiğimiz sezonu Litvanya ekibi Lietkabelis'de tamamlayan Gediminas Orelik, ligde forma giydiği 37 maçta; 25.2 dakika, 11.8 sayı, 3.7 ribaund, 3.2 asist, Eurocup'ta oynadığı 15 maçta ise; 29.1 dakika, 15.4 sayı, 4.7 ribaund, 2.7 asist ortalamaları yakaladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkek basketbol takımımız, tecrübeli forvet Gediminas Orelik ile anlaşmaya vardı.<br />
<br />
Kariyerinde; Siauliai, Prienai, Lietuvos Rytas ve Reyer Venezia formaları giyen 32 yaşındaki Litvanyalı uzun forvet, 2016-2017 sezonunda da ülkemizde Banvit'te oynamıştı.<br />
<br />
Geçtiğimiz sezonu Litvanya ekibi Lietkabelis'de tamamlayan Gediminas Orelik, ligde forma giydiği 37 maçta; 25.2 dakika, 11.8 sayı, 3.7 ribaund, 3.2 asist, Eurocup'ta oynadığı 15 maçta ise; 29.1 dakika, 15.4 sayı, 4.7 ribaund, 2.7 asist ortalamaları yakaladı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bryce Brown ile anlaşma sağlandı]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=566</link>
			<pubDate>Fri, 15 Jul 2022 10:53:56 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=566</guid>
			<description><![CDATA[Erkek Basketbol takımımız Amerikalı skorer guard Bryce Brown ile 1 yıllık sözleşme imzaladı.<br />
<br />
2019 Auburn mezunu olan Bryce Brown, son 3 sezonunu NBA Gelişim Ligi’nde geçirdi. Özellikle ilk sezonunu Boston Celtics’in G-League takımı Maine Red Claws'da efektif geçiren Brown, %42 gibi yüksek bir üçlük yüzdesi yakaladı. Hatta bu sezonda bir maçta 11/11 üçlük isabeti kaydetmişti. <br />
<br />
Brown, Auburn ile 2019 March Madness turnuvasında yarı final oynadı ve takımını oyun kurucu pozisyonundaki Jared Harper ile taşıyan en önemli oyuncu konumundaydı.<br />
<br />
25 yaşındaki Birleşik Amerikalı skorer, hem kendi şutunu yaratabilmesi hem de kendisine hazırlanan pozisyonlardaki set şutlarını iyi atabilmesi ile 3 sayı çizgisinin gerisinden çok ciddi bir tehdit. <br />
<br />
Tempolu oyun ve geçiş hücumlarına çok yatkın olan Brown, savunmada da topa baskıyı iyi yapabilen bir oyuncu. Bazı dönemlerde hızlı hücumları çembere gitmek yerine, korkusuzca üç sayılık atışlar deneyerek bitirmek istediği anlarda da göze çarpan Bryce Brown, genel bir değerlendirme yapılırsa; iki sene önce kadromuzda olan James Blackmon’la benzer özelliklere sahip ancak topla yaratabilme konusunda ondan bir parça daha iyi bir “potansiyel” olarak görünüyor.<br />
<br />
Geride bıraktığımız sezonu Long Island Nets'te geçiren Bryce Brown, normal sezonda forma giydiği 30 maçta ortalama 29 dakika parkede kalarak %32 üçlük isabetiyle; 12.9 sayı, 3.8 ribaund ve 1.8 asist ortalamaları yakaladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkek Basketbol takımımız Amerikalı skorer guard Bryce Brown ile 1 yıllık sözleşme imzaladı.<br />
<br />
2019 Auburn mezunu olan Bryce Brown, son 3 sezonunu NBA Gelişim Ligi’nde geçirdi. Özellikle ilk sezonunu Boston Celtics’in G-League takımı Maine Red Claws'da efektif geçiren Brown, %42 gibi yüksek bir üçlük yüzdesi yakaladı. Hatta bu sezonda bir maçta 11/11 üçlük isabeti kaydetmişti. <br />
<br />
Brown, Auburn ile 2019 March Madness turnuvasında yarı final oynadı ve takımını oyun kurucu pozisyonundaki Jared Harper ile taşıyan en önemli oyuncu konumundaydı.<br />
<br />
25 yaşındaki Birleşik Amerikalı skorer, hem kendi şutunu yaratabilmesi hem de kendisine hazırlanan pozisyonlardaki set şutlarını iyi atabilmesi ile 3 sayı çizgisinin gerisinden çok ciddi bir tehdit. <br />
<br />
Tempolu oyun ve geçiş hücumlarına çok yatkın olan Brown, savunmada da topa baskıyı iyi yapabilen bir oyuncu. Bazı dönemlerde hızlı hücumları çembere gitmek yerine, korkusuzca üç sayılık atışlar deneyerek bitirmek istediği anlarda da göze çarpan Bryce Brown, genel bir değerlendirme yapılırsa; iki sene önce kadromuzda olan James Blackmon’la benzer özelliklere sahip ancak topla yaratabilme konusunda ondan bir parça daha iyi bir “potansiyel” olarak görünüyor.<br />
<br />
Geride bıraktığımız sezonu Long Island Nets'te geçiren Bryce Brown, normal sezonda forma giydiği 30 maçta ortalama 29 dakika parkede kalarak %32 üçlük isabetiyle; 12.9 sayı, 3.8 ribaund ve 1.8 asist ortalamaları yakaladı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ömer Uğurata ile anlaşmaya varıldı.]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=565</link>
			<pubDate>Mon, 11 Jul 2022 20:03:14 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=565</guid>
			<description><![CDATA[Erkek Basketbol takımımız; Ömer Uğurata ile anlaşmaya vardı.<br />
<br />
Önümüzdeki sezon erkek basketbol takımımızın teknik ekibinde yer alacak Ömer Uğurata, Baş Antrenör Ahmet Kandemir'in yardımcılığını üstlenecek.<br />
<br />
Uğurata; 2017-18 Eurocup şampiyonu Darüşşafaka'da yardımcı antrenör, Galatasaray'da 2018-20 yardımcı antrenör, 2020-21'de ise kısa bir süre A takım koçluğu yapmıştı.<br />
<br />
2012-14 A Milli takım, 2008-09 Ümit Milli Takım, 2009-11 Yıldız Milli Takım yardımcı antrenörlüğü yapana Uğurata, Baş Antrenör olarak 2010 Yıldızlar Balkan Şampiyonluğu, 2012 Yıldızlar Avrupa Şampiyonluğu, 2014 U18 Milli Takım Avrupa Şampiyonluğu yaşadı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Erkek Basketbol takımımız; Ömer Uğurata ile anlaşmaya vardı.<br />
<br />
Önümüzdeki sezon erkek basketbol takımımızın teknik ekibinde yer alacak Ömer Uğurata, Baş Antrenör Ahmet Kandemir'in yardımcılığını üstlenecek.<br />
<br />
Uğurata; 2017-18 Eurocup şampiyonu Darüşşafaka'da yardımcı antrenör, Galatasaray'da 2018-20 yardımcı antrenör, 2020-21'de ise kısa bir süre A takım koçluğu yapmıştı.<br />
<br />
2012-14 A Milli takım, 2008-09 Ümit Milli Takım, 2009-11 Yıldız Milli Takım yardımcı antrenörlüğü yapana Uğurata, Baş Antrenör olarak 2010 Yıldızlar Balkan Şampiyonluğu, 2012 Yıldızlar Avrupa Şampiyonluğu, 2014 U18 Milli Takım Avrupa Şampiyonluğu yaşadı.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beşiktaş Icrypex erkek basketbol takımımızdaki son gelişmeler.]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=508</link>
			<pubDate>Wed, 30 Jun 2021 05:51:21 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=508</guid>
			<description><![CDATA[2021-2022 sezonu öncesi, Beşiktaş Icrypex erkek basketbol takımımızdaki son gelişmeleri ve merak edilen soruların yanıtlarını sizler için kaleme aldık. <br />
<br />
Şehmus Hazer takımda kalacak mı? <br />
<br />
Transferin gözde isimlerinden olan Şehmus Hazer'e özellikle Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes'in teklifleri oldu ancak her iki takım da henüz kulübümüzün istediği rakamlara yaklaşamadılar. Son zamanlarda özellikle sosyal medyada çıkan 'Şehmus'un Fenerbahçe Beko'ya transfer olduğuna dair' bütün haberlerin doğru olmadığını, kulübümüzün 1 milyon dolar civarında bir rakam dışında gelen bütün teklifleri reddettiğini belirtelim. Ahmet Kandemir, Şehmus'un 1 sezon daha takımda kalmasını isterken, Şehmus Hazer'in ise takımdan ayrılmak istediğini yönetime bildirdiği gelen haberler arasında. <br />
<br />
Sadık Emir Kabaca takımdan ayrılıyor mu? <br />
<br />
Sadık Emir Kabaca'yı takımdan göndermeyi düşünmeyen yönetimimiz, tatmin edici teklifler gelmesi halinde bu konuyu değerlendirmeye alacak. Oyuncumuza, son dönemde Galatasaray ve Darüşşafaka Tekfen'in ilgisi olduğu belirtelim.<br />
  <br />
<br />
James Blackmon, Joel Berry ve Markell Johnson konusunda son durumlar nedir? <br />
<br />
Daha önceki haberimizde yazdığımız üzere James Blackmon ve Joel Berry'in sözleşmeleri sezon bitimi ile sona erdi ve 2 oyuncuda takımdan ayrıldı.Özellikle Blackmon'ın takımda kalmasını isteyen taraftarlarımız için bu konuyu netleştirmek gerekirse; oyuncu Euroleague'de oynamak istiyor ve haliyle istediği rakamlara çıkmamız mümkün değil. 1 yıl daha sözleşmesi bulunan Markell Johnson ile de yolların ayrılması beklenirken, kulübümüz Jonhson'ın yerine yabancı bir oyun kurucu transferi gerçekleştirmeyi planlıyor. <br />
<br />
Genç yıldız adayı Demir Doğan takımda kalacak mı? <br />
<br />
Oyuncunun menajeri, 15 yaşındaki genç yıldız adayının Sırbistan'da bir takıma transfer olmasını isterken, kulübümüz ise oyuncunun takımdan ayrılmasını kesinlikle istemiyor. <br />
<br />
Rıdvan Öncel transfer listemizde. <br />
<br />
Takımdan ayrılması muhtemel oyunculardan bahsettikten sonra, biraz da transferde gündemimizdeki isimlere değinelim. Geçtiğimiz sezonu Bahçeşehir Koleji'nde tamamlayan ve bir süre önce takımı ile yollarını ayıran Rıdvan Öncel'i kadromuza katmak istiyoruz. Önümüzdeki günlerde bu transfer konusunda somut adımların atılması bekleniyor. <br />
<br />
Sinan Sağlam'ı kadromuza katmak istiyoruz. <br />
<br />
Geçtiğimiz sezonun flaş takımı Afyon Belediyesi'nde başarılı bir sezon geçiren genç oyuncu Sinan Sağlam konusunda da oyuncunun menajeri ile görüşmeler devam ediyor. <br />
<br />
Yerli transferinde Anadolu Efes altyapısından yetişen ve kariyerini NCAA'de sürdürdükten sonra ülkeye dönen 24 yaşındaki Ege Havsa'yı denemeye alan takımımız, memnun kalması halinde oyuncuyu kadrosuna katacak. Ege Havsa ile Sinan Sağlam, 2016-17 sezonunda NCAA ekiplerinden Fordham Rams'de takım arkadaşlığı da yapmışlardı. <br />
<br />
Öte yandan geçtiğimiz sezon ekibimizde yardımcı antrenör olarak görev yapan ve sözleşmesi sona eren Sırp antrenör Dorde Sijan ve Dış İlişkiler Sorumlusu olarak görev yapan Can Köken ile de yollarını ayrılması bekleniyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2021-2022 sezonu öncesi, Beşiktaş Icrypex erkek basketbol takımımızdaki son gelişmeleri ve merak edilen soruların yanıtlarını sizler için kaleme aldık. <br />
<br />
Şehmus Hazer takımda kalacak mı? <br />
<br />
Transferin gözde isimlerinden olan Şehmus Hazer'e özellikle Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes'in teklifleri oldu ancak her iki takım da henüz kulübümüzün istediği rakamlara yaklaşamadılar. Son zamanlarda özellikle sosyal medyada çıkan 'Şehmus'un Fenerbahçe Beko'ya transfer olduğuna dair' bütün haberlerin doğru olmadığını, kulübümüzün 1 milyon dolar civarında bir rakam dışında gelen bütün teklifleri reddettiğini belirtelim. Ahmet Kandemir, Şehmus'un 1 sezon daha takımda kalmasını isterken, Şehmus Hazer'in ise takımdan ayrılmak istediğini yönetime bildirdiği gelen haberler arasında. <br />
<br />
Sadık Emir Kabaca takımdan ayrılıyor mu? <br />
<br />
Sadık Emir Kabaca'yı takımdan göndermeyi düşünmeyen yönetimimiz, tatmin edici teklifler gelmesi halinde bu konuyu değerlendirmeye alacak. Oyuncumuza, son dönemde Galatasaray ve Darüşşafaka Tekfen'in ilgisi olduğu belirtelim.<br />
  <br />
<br />
James Blackmon, Joel Berry ve Markell Johnson konusunda son durumlar nedir? <br />
<br />
Daha önceki haberimizde yazdığımız üzere James Blackmon ve Joel Berry'in sözleşmeleri sezon bitimi ile sona erdi ve 2 oyuncuda takımdan ayrıldı.Özellikle Blackmon'ın takımda kalmasını isteyen taraftarlarımız için bu konuyu netleştirmek gerekirse; oyuncu Euroleague'de oynamak istiyor ve haliyle istediği rakamlara çıkmamız mümkün değil. 1 yıl daha sözleşmesi bulunan Markell Johnson ile de yolların ayrılması beklenirken, kulübümüz Jonhson'ın yerine yabancı bir oyun kurucu transferi gerçekleştirmeyi planlıyor. <br />
<br />
Genç yıldız adayı Demir Doğan takımda kalacak mı? <br />
<br />
Oyuncunun menajeri, 15 yaşındaki genç yıldız adayının Sırbistan'da bir takıma transfer olmasını isterken, kulübümüz ise oyuncunun takımdan ayrılmasını kesinlikle istemiyor. <br />
<br />
Rıdvan Öncel transfer listemizde. <br />
<br />
Takımdan ayrılması muhtemel oyunculardan bahsettikten sonra, biraz da transferde gündemimizdeki isimlere değinelim. Geçtiğimiz sezonu Bahçeşehir Koleji'nde tamamlayan ve bir süre önce takımı ile yollarını ayıran Rıdvan Öncel'i kadromuza katmak istiyoruz. Önümüzdeki günlerde bu transfer konusunda somut adımların atılması bekleniyor. <br />
<br />
Sinan Sağlam'ı kadromuza katmak istiyoruz. <br />
<br />
Geçtiğimiz sezonun flaş takımı Afyon Belediyesi'nde başarılı bir sezon geçiren genç oyuncu Sinan Sağlam konusunda da oyuncunun menajeri ile görüşmeler devam ediyor. <br />
<br />
Yerli transferinde Anadolu Efes altyapısından yetişen ve kariyerini NCAA'de sürdürdükten sonra ülkeye dönen 24 yaşındaki Ege Havsa'yı denemeye alan takımımız, memnun kalması halinde oyuncuyu kadrosuna katacak. Ege Havsa ile Sinan Sağlam, 2016-17 sezonunda NCAA ekiplerinden Fordham Rams'de takım arkadaşlığı da yapmışlardı. <br />
<br />
Öte yandan geçtiğimiz sezon ekibimizde yardımcı antrenör olarak görev yapan ve sözleşmesi sona eren Sırp antrenör Dorde Sijan ve Dış İlişkiler Sorumlusu olarak görev yapan Can Köken ile de yollarını ayrılması bekleniyor.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Erkek Basketbol Takımımızda Son Gelişmeler.]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=506</link>
			<pubDate>Thu, 17 Jun 2021 16:38:09 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=506</guid>
			<description><![CDATA[Ödeme konusunda sıkıntı yaşamayacağı bir bütçe ile sezona başlama kararı alan Beşiktaş Icrypex erkek basketbol takımımız, iyi bir sezon geçiren ve takımımıza çok büyük katkı veren Amerikalı oyuncu James Blackmon ile önümüzdeki sezon devam edemeyecek. <br />
<br />
Takımımız, sözleşmesi biten bir diğer Amerikalı oyuncu Joel Berry ile devam etmeme kararı alırken, genç oyun kurucu Ömer Yasir Küçük ile de yollarını ayırma kararı aldı.Takımımızda diğer oyuncuların durumu ise yapılacak transferlerin ardından netlik kazanacak. <br />
<br />
Önümüzdeki sezon takımı kimin çalıştıracağı konusunda, Başkan Ahmet Nur Çebi ve yönetim Ahmet Kandemir'in devam etmesi isterken, deneyimli koç Genel Koordinatörlük görevine geri dönme niyetinde.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Ödeme konusunda sıkıntı yaşamayacağı bir bütçe ile sezona başlama kararı alan Beşiktaş Icrypex erkek basketbol takımımız, iyi bir sezon geçiren ve takımımıza çok büyük katkı veren Amerikalı oyuncu James Blackmon ile önümüzdeki sezon devam edemeyecek. <br />
<br />
Takımımız, sözleşmesi biten bir diğer Amerikalı oyuncu Joel Berry ile devam etmeme kararı alırken, genç oyun kurucu Ömer Yasir Küçük ile de yollarını ayırma kararı aldı.Takımımızda diğer oyuncuların durumu ise yapılacak transferlerin ardından netlik kazanacak. <br />
<br />
Önümüzdeki sezon takımı kimin çalıştıracağı konusunda, Başkan Ahmet Nur Çebi ve yönetim Ahmet Kandemir'in devam etmesi isterken, deneyimli koç Genel Koordinatörlük görevine geri dönme niyetinde.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kadın basketbol takımımız transfer çalışmalarına başladı.]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=496</link>
			<pubDate>Fri, 14 May 2021 19:57:15 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=496</guid>
			<description><![CDATA[Geçtiğimiz yılların aksine daha iddialı bir kadro kurmak için çalışmalara başlayan Kadın basketbol takımımız, kadrosuna önemli isimleri katmaya başladı.<br />
<br />
Geçtiğimiz yıl Galatasaray kadrosunda yer alan Cansu Köksal ve Hatay Büyükşehir Belediyespor ile sezonu tamamlayan Özge Yavaş ile anlaşma sağlanmış durumda. <br />
<br />
Eski oyuncularımızdan Bahar Çağlar ile görüşmelerini sürdüren ekibimiz, henüz maddi koşullarda ortak noktayı bulabilmiş değil. Takımımız ayrıca ligimizde oynayan yabancı bir uzunu da listesine aldı.<br />
<br />
Kısa forvet pozisyonunda oynayan Cansu Köksal, geçtiğimiz sezon ligde 31 maça çıkarak 3.8 sayı, 1.7 ribaunt ve 1.06 asist ortalamaları yakaladı.<br />
Guard pozisyonunda oynayan ve Hatay belediyesi ile ligde 15 maça çıkan Özge Yavaş, 10.5 sayı, 3.2 ribaunt ve 7.4 asist ortalamaları sezonu tamamladı. <br />
<br />
Yabancı oyuncular içinde çalışmalarını sürdüren ekibimiz, Amerikalı guard Meighan SİMMONS ve Letonyalı point guard Ilze JĀKOBSONE ile anlaşma sağladı. <br />
<br />
Geçtiğimiz yılı Fransa’nın Charnay takımında geçiren Amerikalı guard Meighan SİMMONS, 14 maçta 16.7 sayı, 1.9 ribaunt, 1.7 asist ve 10.6 verimlilik puanı ile oynadı. <br />
<br />
Letonyalı guard Ilze JĀKOBSONE, sezonu TTT Riga takımında tamamladı. Ligde 8 maça çıkan isim 11.5 sayı, 2.9 asist, 1.4 ribaunt ve 8.1 verimlilik puanı yakalamayı başardı. <br />
<br />
Geçtiğimiz yıl kadromuzda yer alan Angela Salvadores ve Luca Ivankovic ile ise yollarımızı ayırmış durumdayız. Melisa Korkmaz ve İrem Naz Topuz ile sözleşme yenilenmesi için görüşmeler devam etmekte.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Geçtiğimiz yılların aksine daha iddialı bir kadro kurmak için çalışmalara başlayan Kadın basketbol takımımız, kadrosuna önemli isimleri katmaya başladı.<br />
<br />
Geçtiğimiz yıl Galatasaray kadrosunda yer alan Cansu Köksal ve Hatay Büyükşehir Belediyespor ile sezonu tamamlayan Özge Yavaş ile anlaşma sağlanmış durumda. <br />
<br />
Eski oyuncularımızdan Bahar Çağlar ile görüşmelerini sürdüren ekibimiz, henüz maddi koşullarda ortak noktayı bulabilmiş değil. Takımımız ayrıca ligimizde oynayan yabancı bir uzunu da listesine aldı.<br />
<br />
Kısa forvet pozisyonunda oynayan Cansu Köksal, geçtiğimiz sezon ligde 31 maça çıkarak 3.8 sayı, 1.7 ribaunt ve 1.06 asist ortalamaları yakaladı.<br />
Guard pozisyonunda oynayan ve Hatay belediyesi ile ligde 15 maça çıkan Özge Yavaş, 10.5 sayı, 3.2 ribaunt ve 7.4 asist ortalamaları sezonu tamamladı. <br />
<br />
Yabancı oyuncular içinde çalışmalarını sürdüren ekibimiz, Amerikalı guard Meighan SİMMONS ve Letonyalı point guard Ilze JĀKOBSONE ile anlaşma sağladı. <br />
<br />
Geçtiğimiz yılı Fransa’nın Charnay takımında geçiren Amerikalı guard Meighan SİMMONS, 14 maçta 16.7 sayı, 1.9 ribaunt, 1.7 asist ve 10.6 verimlilik puanı ile oynadı. <br />
<br />
Letonyalı guard Ilze JĀKOBSONE, sezonu TTT Riga takımında tamamladı. Ligde 8 maça çıkan isim 11.5 sayı, 2.9 asist, 1.4 ribaunt ve 8.1 verimlilik puanı yakalamayı başardı. <br />
<br />
Geçtiğimiz yıl kadromuzda yer alan Angela Salvadores ve Luca Ivankovic ile ise yollarımızı ayırmış durumdayız. Melisa Korkmaz ve İrem Naz Topuz ile sözleşme yenilenmesi için görüşmeler devam etmekte.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Umut Şenol gündeme dair açıklamalarda bulundu.]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=476</link>
			<pubDate>Sat, 26 Dec 2020 09:33:40 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=476</guid>
			<description><![CDATA[Türk sporunun üç büyüklerinden Beşiktaş, basketbolda 2012’de üç şampiyonluk birden (EuroChallenge, Süper Lig ve Türkiye Kupası) kazandıktan sonra ivme kaybetti. Bu sezon öncesi şube, salonundan oyunculara, yeniden yapılanmaya gitti. Lige 6 yenilgiyle başlayan ve “Küme düşer” denilen siyah-beyazlılar, Ahmet Kandemir başantrenörlüğe getirildikten sonra çıkışa geçti, son 5 maçını kazandı. Beşiktaş’ın basketboldan sorumlu yöneticisi Umut Şenol, yönettiği şubenin durumunu SÖZCÜ Spor’dan Devrim Demirel’e anlattı…<br />
<br />
Üç büyük kulübün başkan ve yöneticileri yıllardır basketbol başta olmak üzere ‘amatör’ denilen sporların yük olduğundan şikayetçi. “Kapatalım” diyen bile var. Ancak bir futbolcunun yıllık ücreti, neredeyse bir basketbol takımının hatta şubenin bütçesi kadarken, bu şikayet ne kadar doğru?<br />
Umut Şenol: Şubeler birbirinden ayrı değerlendirilmeli, futbolun bütçesi kendi içinde kalmalı. Basketbol, kendi bütçesini kendi yönetmeli. Amatör branşların sadece sponsor desteğiyle yürümesi zor, devlet desteği de olmalı. Devletin geçmişte kulüplere sağladığı gayrimenkul desteklerinin gelirleri amatör branşlar için kullanılabilirdi ama şu anki mali durum buna imkan vermiyor.<br />
<br />
Basketbolun kendine özgü bir planlaması var. Kulüp yönetimleri nasıl yönetici atıyor?<br />
U.Ş: Kendi adıma basketbola ben talip oldum. Futbola oranla daha az bir bütçe ve daha az bir ilgi de olsa, yönetme tecrübesi açısından her yeri görebildiğimiz bir yer. Bunun dışında Beşiktaş, basketbol kültürü olan bir camia. Spor Sergi'den bu yana bu tecrübeyi hissediyoruz.<br />
<br />
Sezon başında Türk basketboluna yeni gençler kazandırmak parolası ile yola çıktınız. Ancak işler iyi gitmedi. Yabancı takviyesi, koç değişikliği ve galibiyetler geldi. Baştaki yol haritasının doğru olduğunu düşünüyor musunuz?<br />
<br />
U.Ş: Saha sonuçlarının iyi gitmemesi, işlerin iyi gitmediği anlamına gelmemeli. Biz sezon başındaki stratejimizi değiştirmedik, koç değişikliğiyle tam tersine stratejimizde ısrar ettik. Aldığımız galibiyetlerde yeni yabancı takviyesi de yok.<br />
<br />
“25 GENÇ OYUNCUMUZ VAR”<br />
Sayın Başkan Çebi, altyapıdan oyuncu yetiştirmekten, Türk basketboluna genç oyuncu kazandırmaktan söz etti ama maalesef bu ülkede sistem iflas etti. Neredeyse 20 yıldır oyuncu yetişmiyor. Ayrıca mevcut takımınızdaki oyuncular da Bandırma’dan. Sistem çökmüşken beklentiler ne kadar doğru, Beşiktaş altyapısında durum ne?<br />
U.Ş: Göreve geldiğimizde altyapı organizasyonu çok iyi değildi. Biz Bandırma'dan sadece A takıma oyuncu transfer etmedik. Alt yaş gruplarına da oyuncular, Bandırma dışından da çok iyi oyuncular getirdik. Örneğin Kayseri'den gelen Samet 16 yaşında, ilk sayılarını attı. Bundan önemlisi; basketbolun Serpil Hamdi Tüzün'ü diyebileceğimiz Ahmet Gürgen'i de organizasyonumuza kattık. 14-18 yaş arası 25'e yakın çok değerli oyuncumuz var. Bunların 5'i Akatlar'da bireysel gelişim koçumuz Dorde Sijan ile çalışıyor. Sizler sadece buzdağının görünen kısmını biliyorsunuz.<br />
<br />
Beşiktaş’ın kadın takımını unutmayalım. “Geçen sezondan kalan ve hala ödemeyen paralar var. Bu sezon da ödemeler geriden yapılıyor” şeklinde iddialar söz konusu. Kadın takımı ile ilgili planlarınız neler?<br />
U.Ş: Geçmiş dönemden sadece kadınlara değil herkese borcumuz var. Zaten yaptığımız organizasyonun temel hedefi, mali olarak sürdürülebilir bir yapı kurmak. Önce mali istikrarı sağlayıp özellikle kadın tarafında zirveyi hedefleyen bir takım kuracağız. Burada özellikle bahsetmek istediğim çok fedakar bir yöneticimiz var: Serhan Çetinsaya. Önümüzdeki sene önemli hedeflerimiz olacak.<br />
<br />
Avrupa ve ligde şampiyonluk yaşayan; Allen Iverson, Deron Williams gibi dünya basketbolunun süper yıldızlarına forma giydiren Beşiktaş’tan bugünkü Beşiktaş’a. Bu vizyon değişimini neye bağlamak lazım?<br />
<br />
U.Ş: Sorunuzda belirttiğiniz vizyon değişimine ben olumlu açıdan bakıyorum. Biz süper yıldızlara forma giydirmeyi değil süper yıldızları yetiştirmeyi hedefliyoruz. Kariyerinin sonunda bir süper yıldızdansa 18 yaşındaki Alperen'i tercih ederim.<br />
<br />
Beşiktaş gibi bir kulübün her branşta yarışmacı takımı olması gerekmez mi?<br />
U.Ş: Beşiktaş’ın her branşta bir stratejisi olması gerekir. Yarışmacı olup olmamaya, camianın istek ve beklentilerine göre, bir de Türkiye'deki spor ortamının ihtiyacına bakarak karar verilmeli. Mesela kadın voleybolunda VakıfBank, Eczacıbaşı gibi takımlar varken onları geçmek yerine ihtiyaç olan bir branşta, kadın futbolunda hedefler olabilir.<br />
<br />
Menajerler, Türk basketbolunun en büyük sorunlarından biri. Şu anki Beşiktaş’ın oyuncuları da ‘Ati Koç’un (Atilla Emrullah) oyuncuları. Camiada “Beşiktaş’a menajerlik şirketi ortak oldu” diyenler var. Neler söylersiniz?<br />
U.Ş: Tam profesyonelliğe doğru giden bir branşta menajerlik işi de dişlinin bir parçası. Doğru olan, o parçayı gerekli noktalarda harekete geçirmek. Ati Koç'a gelince… Kulübümüze karşı benim olduğum dönemde hiçbir hatası olmadı. Zaten yıllık menajerlik ücreti seviyesi 60 bin dolara düştü. ‘Beşiktaş'ın ortağı’ söylemini tabansız buluyorum. İlk defa stratejik bir iş yapıp gelir getirecek bir model üzerinde çalışıyoruz. Ortaklık kesinlikle yok. Ati Koç, Beşiktaş'tan bağımsız, zaten basketbol dünyasının önemli paydaşlarından birisi.<br />
<br />
Akatlar’daki salonu baştan aşağı yenilediniz. Bu revizyon nedeniyle voleybolcular da taşınmak zorunda kaldı. Neden bu değişime ihtiyaç duyuldu, ne kadar harcandı?<br />
<br />
U.Ş: Salonla ilgili Beşiktaş'ın kasasından 1 kuruş para çıkmadı. Yönetim kurulu üyemiz Bilgihan Cenk Sürmen, Serhan Çetinsaya, Şenol Demirağ gibi Beşiktaşlıların imece usulü ve Bahçeşehir'in kurumsal desteğiyle bütün yenilemeyi yaptık. Salonda 3 takım oynuyor. Avrupa kupalarını da göz önünde bulundurunca, pandeminin getirdiği gerekliliklerle de burayı sadece bir basketbol salonu yapmaya karar verdik.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Türk sporunun üç büyüklerinden Beşiktaş, basketbolda 2012’de üç şampiyonluk birden (EuroChallenge, Süper Lig ve Türkiye Kupası) kazandıktan sonra ivme kaybetti. Bu sezon öncesi şube, salonundan oyunculara, yeniden yapılanmaya gitti. Lige 6 yenilgiyle başlayan ve “Küme düşer” denilen siyah-beyazlılar, Ahmet Kandemir başantrenörlüğe getirildikten sonra çıkışa geçti, son 5 maçını kazandı. Beşiktaş’ın basketboldan sorumlu yöneticisi Umut Şenol, yönettiği şubenin durumunu SÖZCÜ Spor’dan Devrim Demirel’e anlattı…<br />
<br />
Üç büyük kulübün başkan ve yöneticileri yıllardır basketbol başta olmak üzere ‘amatör’ denilen sporların yük olduğundan şikayetçi. “Kapatalım” diyen bile var. Ancak bir futbolcunun yıllık ücreti, neredeyse bir basketbol takımının hatta şubenin bütçesi kadarken, bu şikayet ne kadar doğru?<br />
Umut Şenol: Şubeler birbirinden ayrı değerlendirilmeli, futbolun bütçesi kendi içinde kalmalı. Basketbol, kendi bütçesini kendi yönetmeli. Amatör branşların sadece sponsor desteğiyle yürümesi zor, devlet desteği de olmalı. Devletin geçmişte kulüplere sağladığı gayrimenkul desteklerinin gelirleri amatör branşlar için kullanılabilirdi ama şu anki mali durum buna imkan vermiyor.<br />
<br />
Basketbolun kendine özgü bir planlaması var. Kulüp yönetimleri nasıl yönetici atıyor?<br />
U.Ş: Kendi adıma basketbola ben talip oldum. Futbola oranla daha az bir bütçe ve daha az bir ilgi de olsa, yönetme tecrübesi açısından her yeri görebildiğimiz bir yer. Bunun dışında Beşiktaş, basketbol kültürü olan bir camia. Spor Sergi'den bu yana bu tecrübeyi hissediyoruz.<br />
<br />
Sezon başında Türk basketboluna yeni gençler kazandırmak parolası ile yola çıktınız. Ancak işler iyi gitmedi. Yabancı takviyesi, koç değişikliği ve galibiyetler geldi. Baştaki yol haritasının doğru olduğunu düşünüyor musunuz?<br />
<br />
U.Ş: Saha sonuçlarının iyi gitmemesi, işlerin iyi gitmediği anlamına gelmemeli. Biz sezon başındaki stratejimizi değiştirmedik, koç değişikliğiyle tam tersine stratejimizde ısrar ettik. Aldığımız galibiyetlerde yeni yabancı takviyesi de yok.<br />
<br />
“25 GENÇ OYUNCUMUZ VAR”<br />
Sayın Başkan Çebi, altyapıdan oyuncu yetiştirmekten, Türk basketboluna genç oyuncu kazandırmaktan söz etti ama maalesef bu ülkede sistem iflas etti. Neredeyse 20 yıldır oyuncu yetişmiyor. Ayrıca mevcut takımınızdaki oyuncular da Bandırma’dan. Sistem çökmüşken beklentiler ne kadar doğru, Beşiktaş altyapısında durum ne?<br />
U.Ş: Göreve geldiğimizde altyapı organizasyonu çok iyi değildi. Biz Bandırma'dan sadece A takıma oyuncu transfer etmedik. Alt yaş gruplarına da oyuncular, Bandırma dışından da çok iyi oyuncular getirdik. Örneğin Kayseri'den gelen Samet 16 yaşında, ilk sayılarını attı. Bundan önemlisi; basketbolun Serpil Hamdi Tüzün'ü diyebileceğimiz Ahmet Gürgen'i de organizasyonumuza kattık. 14-18 yaş arası 25'e yakın çok değerli oyuncumuz var. Bunların 5'i Akatlar'da bireysel gelişim koçumuz Dorde Sijan ile çalışıyor. Sizler sadece buzdağının görünen kısmını biliyorsunuz.<br />
<br />
Beşiktaş’ın kadın takımını unutmayalım. “Geçen sezondan kalan ve hala ödemeyen paralar var. Bu sezon da ödemeler geriden yapılıyor” şeklinde iddialar söz konusu. Kadın takımı ile ilgili planlarınız neler?<br />
U.Ş: Geçmiş dönemden sadece kadınlara değil herkese borcumuz var. Zaten yaptığımız organizasyonun temel hedefi, mali olarak sürdürülebilir bir yapı kurmak. Önce mali istikrarı sağlayıp özellikle kadın tarafında zirveyi hedefleyen bir takım kuracağız. Burada özellikle bahsetmek istediğim çok fedakar bir yöneticimiz var: Serhan Çetinsaya. Önümüzdeki sene önemli hedeflerimiz olacak.<br />
<br />
Avrupa ve ligde şampiyonluk yaşayan; Allen Iverson, Deron Williams gibi dünya basketbolunun süper yıldızlarına forma giydiren Beşiktaş’tan bugünkü Beşiktaş’a. Bu vizyon değişimini neye bağlamak lazım?<br />
<br />
U.Ş: Sorunuzda belirttiğiniz vizyon değişimine ben olumlu açıdan bakıyorum. Biz süper yıldızlara forma giydirmeyi değil süper yıldızları yetiştirmeyi hedefliyoruz. Kariyerinin sonunda bir süper yıldızdansa 18 yaşındaki Alperen'i tercih ederim.<br />
<br />
Beşiktaş gibi bir kulübün her branşta yarışmacı takımı olması gerekmez mi?<br />
U.Ş: Beşiktaş’ın her branşta bir stratejisi olması gerekir. Yarışmacı olup olmamaya, camianın istek ve beklentilerine göre, bir de Türkiye'deki spor ortamının ihtiyacına bakarak karar verilmeli. Mesela kadın voleybolunda VakıfBank, Eczacıbaşı gibi takımlar varken onları geçmek yerine ihtiyaç olan bir branşta, kadın futbolunda hedefler olabilir.<br />
<br />
Menajerler, Türk basketbolunun en büyük sorunlarından biri. Şu anki Beşiktaş’ın oyuncuları da ‘Ati Koç’un (Atilla Emrullah) oyuncuları. Camiada “Beşiktaş’a menajerlik şirketi ortak oldu” diyenler var. Neler söylersiniz?<br />
U.Ş: Tam profesyonelliğe doğru giden bir branşta menajerlik işi de dişlinin bir parçası. Doğru olan, o parçayı gerekli noktalarda harekete geçirmek. Ati Koç'a gelince… Kulübümüze karşı benim olduğum dönemde hiçbir hatası olmadı. Zaten yıllık menajerlik ücreti seviyesi 60 bin dolara düştü. ‘Beşiktaş'ın ortağı’ söylemini tabansız buluyorum. İlk defa stratejik bir iş yapıp gelir getirecek bir model üzerinde çalışıyoruz. Ortaklık kesinlikle yok. Ati Koç, Beşiktaş'tan bağımsız, zaten basketbol dünyasının önemli paydaşlarından birisi.<br />
<br />
Akatlar’daki salonu baştan aşağı yenilediniz. Bu revizyon nedeniyle voleybolcular da taşınmak zorunda kaldı. Neden bu değişime ihtiyaç duyuldu, ne kadar harcandı?<br />
<br />
U.Ş: Salonla ilgili Beşiktaş'ın kasasından 1 kuruş para çıkmadı. Yönetim kurulu üyemiz Bilgihan Cenk Sürmen, Serhan Çetinsaya, Şenol Demirağ gibi Beşiktaşlıların imece usulü ve Bahçeşehir'in kurumsal desteğiyle bütün yenilemeyi yaptık. Salonda 3 takım oynuyor. Avrupa kupalarını da göz önünde bulundurunca, pandeminin getirdiği gerekliliklerle de burayı sadece bir basketbol salonu yapmaya karar verdik.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Umut Şenol: "Önümüzdeki seneyle ilgili kafamız çok rahat."]]></title>
			<link>https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=472</link>
			<pubDate>Tue, 08 Dec 2020 09:58:58 +0000</pubDate>
			<guid isPermaLink="false">https://www.bjkbasket.org/forum/showthread.php?tid=472</guid>
			<description><![CDATA[[align=justify]Basketbol ve Gayrimenkul Geliştirmeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Umut Şenol, uzun vadeli şampiyonluk mücadelesi vermek istediklerini ve her yaş grubunda milli takımlara oyuncu yetiştirmek istediklerini söyledi.<br />
<br />
Şenol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, erkek ve kadın basketbol takımlarında yeni bir yapılanmaya girdiklerine dikkati çekerek, "Genç kadrolar kurduk. Şampiyonluğu değil ama her yaş grubunda milli takıma en çok oyuncu veren kulüp olmayı hedef olarak koyduk. Uzun vadede yine şampiyonluk hedefimiz tabii ki olacak." dedi.<br />
<br />
Kısa vadede zarar etmeyen, üreten bir basketbol şubesini hedeflediklerini vurgulayan Şenol, "Sayın başkanımız da bu konuda bizim yaptığımız projeye inandı ve önemli destek sağladı." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Takımı gençleştirmenin sportif ve mali gerekçeleri olduğunu anlatan Şenol, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
<br />
"Anadolu Efes ve Fenerbahçe, Türk basketboluna yurt dışında temsil etme açısında ciddi katkılar sunuyor. Bir yandan da sürdürülemez şekilde para harcıyorlar. Anadolu Efes bir iş adamının bir nevi hobisi gibi. Fenerbahçe de geçmişten gelen alışkanlığın yanı sıra sponsor desteğinden gelen çizgiyi sürdürmeye çalışıyor. Onların harcadığı sıra dışı paralar yüzünden diğer takımlar şampiyonluğa oynayamaz durumda. Zaman zaman sürprizler oluyor. Türkiye liginin son 10 yılında birer defa Beşiktaş, Galatasaray ve Pınar Karşıyaka şampiyon oldu. Özellikle son 3-4 yılda Efes ve Fenerbahçe'nin lige koyduğu ambargo var. Şampiyonluğu hedeflemenin maddi külfeti çok olacaktı."<br />
<br />
Bu sezon kurdukları genç kadroyla kulüp için basketbolda maliyeti çok aşağı düşürdüklerini vurgulayan Şenol, "Mali açıdan 3 milyon dolar da harcasak, 5 milyon dolar da harcasak, bu sene yaptığımız gibi 750 bin dolar da harcasak ligi bitireceğimiz yer aynıydı. Geçen seneki kadroyu 1,2 milyon dolar seviyesine çekmiştik, o kadronun bile ligi ilk 8'de bitirme ihtimali vardı. Kulübümüze minimum hasar verecek şekilde branşları oluşturmaya çalıştık. Altyapıya önem vererek, oradan gelecek oyunculara önem verecek sisteme geçtik." diye konuştu.<br />
<br />
ABD'li oyuncular hariç bütün sözleşmelerin Türk lirası üzerinden olduğunu belirten Şenol, "Kadromuzda üç ABD'li oyuncumuz var. Basketbolcularımızla sözleşmeleri yaptığımız zaman dolar lira paritesi 6,5 liraydı. Şimdi 8 lira civarında, kontratlarımız yüzde 25 ucuzlamış. Bu da sürdürülebilirlik açısından avantaj sağlıyor. Önümüzdeki seneyle ilgili kafamız çok rahat." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Şenol, oyuncularla üçer yıllık sözleşme imzaladıklarını ve gelecek sezon herhangi bir oyuncunun başka takıma gitmek istemesi halinde B planlarının da hazır olduğunu dile getirdi.<br />
<br />
Bir oyuncunun başka takıma gitmesinin kulübe bağlı olduğunu vurgulayan Şenol, "Oyuncularla üçer yıllık sözleşme imzaladık, çıkış yok. Beşiktaş'ta gururla, keyifle, huzurla forma giymelerini isteriz. Bandırma'dan sadece A takımdaki 7-8 oyuncuyu getirmedik. Ahmet Gürgen'i de getirdik. Altyapı hocalarımızla bir harman yaptık. Beşiktaş'ta 25 kişilik yurt var. Beşiktaş'ın 12-18 yaş aralığındaki 25 genç basketbolcusu burada kalıyor. Okul hayatlarına da devam ediyorlar. Beşiktaş onlara bakıyor, besliyor, özel okulda okutuyor ve geleceğe hazırlıyor. Bu projeyi bir senelik düşünmeyin; önümüzdeki 3-5 yıl üreten, mümkünse ihraç eden bir kulüp olacağız." şeklinde görüş belirtti.<br />
<br />
Sezon başında yabancı oyuncu seçiminde erken davrandıklarını anlatan Şenol, "Sezon başında bocalama dönemi oldu. Yabancı oyuncu konusunda biraz daha bekleyip, takımın ihtiyaçlarını net görüp transfer yapabilirdik. Teknik heyet o dönem getirmeyi tercih etti." diye konuştu.<br />
<br />
Yollarını ayırdıkları Burak Bıyıktay'ın Beşiktaşlı iyi bir antrenör olduğunu kaydeden Şenol, "Geçen sezonki sıkıntılı süreci iyi yönetti. Genç oyuncuları iyi yönetecek, özellikle savunma konusunda hırslı bir hocaya ihtiyacımız vardı. Ahmet Kandemir ile yola devam etmeyi düşünmüyorduk. Bir hocayla görüştük, ertesi gün korona oldu. Bir hocayla görüştük, başka kulüpte gelişme yaşandı ve tereddüte düştü. Ahmet hoca fedakarlık yaptı ve takımın başına geçti. O durumdaki takımı devralmak cesaret isteyen konu. Kandemir etkisini de gösterdi. Kandemir'in sahaya inme niyeti yoktu. İş başa düşünce gerekeni yaptı." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Sezon başındaki 6 yenilginin ardından 4 galibiyet aldıklarını hatırlatan Şenol, "Burak hocayla Ahmet hocanın elindeki kadro arasında fark yok. Hatta ilk 6 maçta Ercan Osmani vardı. Bir eksiyle yola devam ettik. Ahmet hocanın ilk iki maçında Şehmus Hazer de oynamadı." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Elde ettikleri galibiyetler sonrası yol haritalarında bir değişikliğin olmadığını vurgulayan Şenol, "Genç oyunculara maksimum süre vermek, onları milli takıma göndermek konusunda bir değişiklik yok. FIBA Avrupa Kupası oynanırsa orada olabildiğince üst sıralara çıkmak ve yine bu platformda da genç oyuncuları uzun süreler vermek istiyoruz." diye konuştu.<br />
<br />
Küçük yaş gruplarında çok önemli oyunculara sahip olduklarını belirten Şenol, "A takımda onlara da yer vermek istiyoruz. Federasyon 16 yaşın altındakilere izin vermiyor. Son maçta 16 yaşındaki Samet'i oynatabildik." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Camianın da kendilerine destek verdiğini dile getiren Şenol, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
"Camia yaptığımız projenin farkına varıp basketbol konusunda diğer branşlara nazaran daha anlayış gösterdi. Üst üste 6 maçı kaybetmenin baskısını zaten hissettik ama taraftar ve camia baskıyı artıracak söylemde bulunmadı. Camianın bu projeye gösterdiği refleksten memnunum. Keşke taraftar olsaydı, başka hedeflerden bahsediyor olabilirdik. En büyük eksiğimiz taraftar."<br />
<br />
Basketbol camiasından da olumlu tepkiler aldıklarını belirten Şenol, "Biz özel destek ya da torpil, kayırma beklemeyiz. Bu zaten Beşiktaş'ın öz değerlerine aykırı durum ama yaptığımız projeye pozitif ayrımcılık göstermelerini isteriz. Diğer camialara da örnek olmasını isteriz. Artık insanlar izlediğinde heyecan veren yeni oyuncular görmek istiyoruz. Beşiktaş ailesi olarak yeni oyuncuların gelişiminden mutluyuz, bizi kupalardan daha tatmin eden süreç olduğunu söyleyebilirim." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Milli takıma Alperen Şengün ve Şehmus Hazer'i gönderdiklerini hatırlatan Şenol, "Egehan, Sadık Emir Kabaca var. 18 yaşını yeni dolduran Furkan Haltalı var. Artık ehliyet alabilecek. Milli takıma onun da gidebileceğine inanıyorum." diye konuştu.<br />
<br />
Mehmet Yağmur'un takıma ağabeylik yaptığını anlatan Şenol, "Mehmet Yağmur'u 16 yaşında ilk oynatan Ahmet Kandemir olmuştu. Mehmet de kendini zaman makinesinde hissediyordur. Takımımızda 16 yaşında oyuna giren oyuncuları ve kenarda Ahmet hocayı gördüğünde böyle hissediyordur. Takıma ağabeylik yapmak onun için de bir şans." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Gelecek sezon Ahmet Kandemir'in devam edip etmeyeceği sorusunu yanıtlayan Şenol, şunları söyledi:<br />
"Evdeki yangını söndürmeye bakıyoruz. Biraz daha kafamız rahatladığında planları rahat yapabiliriz. Hocanın kendi düşünceleri önem kazanacaktır. Planlarımız hedeflerimizin nereye gideceğine de bağlı. Mart veya nisan gibi hedefleri ortaya koyuyor oluruz."<br />
<br />
Sorunları yavaş yavaş çözdüklerini kaydeden Şenol, "Devraldığımız maddi tablo kolay çözülecek tablo değil ama borçları bayağı düşürdük. Başkanımızın fedakarlığı sayesinde borçları yönetebildik, transfer yasağını kaldırabildik. Gerek başkan gerek Mesut Urgancılar çok destek oluyor. Sorunları tamamen önümüzdeki sezonun sonunda gidermiş oluruz diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Taraftarlara da seslenen Şenol, "Bir an önce aşılarını olsunlar. Önümüzdeki sene maçları seyircili oynamak istiyoruz. Taraftarların yokluğunu en çok çeken biziz. Taraftarın en çok etkilediği, motive ettiği kulüp bizim kulübümüz olduğu için sıkıntı yaşıyoruz. Bu bütün branşlarımız için geçerli. Taraftarların yokluğu diğer takımları bir etkiliyorsa, bizi üç etkiliyor. Umarım taraftarlarımız bir an önce salonlara, statlara dönebilir." diyerek sözlerini tamamladı.[/align]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[[align=justify]Basketbol ve Gayrimenkul Geliştirmeden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Umut Şenol, uzun vadeli şampiyonluk mücadelesi vermek istediklerini ve her yaş grubunda milli takımlara oyuncu yetiştirmek istediklerini söyledi.<br />
<br />
Şenol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, erkek ve kadın basketbol takımlarında yeni bir yapılanmaya girdiklerine dikkati çekerek, "Genç kadrolar kurduk. Şampiyonluğu değil ama her yaş grubunda milli takıma en çok oyuncu veren kulüp olmayı hedef olarak koyduk. Uzun vadede yine şampiyonluk hedefimiz tabii ki olacak." dedi.<br />
<br />
Kısa vadede zarar etmeyen, üreten bir basketbol şubesini hedeflediklerini vurgulayan Şenol, "Sayın başkanımız da bu konuda bizim yaptığımız projeye inandı ve önemli destek sağladı." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Takımı gençleştirmenin sportif ve mali gerekçeleri olduğunu anlatan Şenol, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
<br />
"Anadolu Efes ve Fenerbahçe, Türk basketboluna yurt dışında temsil etme açısında ciddi katkılar sunuyor. Bir yandan da sürdürülemez şekilde para harcıyorlar. Anadolu Efes bir iş adamının bir nevi hobisi gibi. Fenerbahçe de geçmişten gelen alışkanlığın yanı sıra sponsor desteğinden gelen çizgiyi sürdürmeye çalışıyor. Onların harcadığı sıra dışı paralar yüzünden diğer takımlar şampiyonluğa oynayamaz durumda. Zaman zaman sürprizler oluyor. Türkiye liginin son 10 yılında birer defa Beşiktaş, Galatasaray ve Pınar Karşıyaka şampiyon oldu. Özellikle son 3-4 yılda Efes ve Fenerbahçe'nin lige koyduğu ambargo var. Şampiyonluğu hedeflemenin maddi külfeti çok olacaktı."<br />
<br />
Bu sezon kurdukları genç kadroyla kulüp için basketbolda maliyeti çok aşağı düşürdüklerini vurgulayan Şenol, "Mali açıdan 3 milyon dolar da harcasak, 5 milyon dolar da harcasak, bu sene yaptığımız gibi 750 bin dolar da harcasak ligi bitireceğimiz yer aynıydı. Geçen seneki kadroyu 1,2 milyon dolar seviyesine çekmiştik, o kadronun bile ligi ilk 8'de bitirme ihtimali vardı. Kulübümüze minimum hasar verecek şekilde branşları oluşturmaya çalıştık. Altyapıya önem vererek, oradan gelecek oyunculara önem verecek sisteme geçtik." diye konuştu.<br />
<br />
ABD'li oyuncular hariç bütün sözleşmelerin Türk lirası üzerinden olduğunu belirten Şenol, "Kadromuzda üç ABD'li oyuncumuz var. Basketbolcularımızla sözleşmeleri yaptığımız zaman dolar lira paritesi 6,5 liraydı. Şimdi 8 lira civarında, kontratlarımız yüzde 25 ucuzlamış. Bu da sürdürülebilirlik açısından avantaj sağlıyor. Önümüzdeki seneyle ilgili kafamız çok rahat." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Şenol, oyuncularla üçer yıllık sözleşme imzaladıklarını ve gelecek sezon herhangi bir oyuncunun başka takıma gitmek istemesi halinde B planlarının da hazır olduğunu dile getirdi.<br />
<br />
Bir oyuncunun başka takıma gitmesinin kulübe bağlı olduğunu vurgulayan Şenol, "Oyuncularla üçer yıllık sözleşme imzaladık, çıkış yok. Beşiktaş'ta gururla, keyifle, huzurla forma giymelerini isteriz. Bandırma'dan sadece A takımdaki 7-8 oyuncuyu getirmedik. Ahmet Gürgen'i de getirdik. Altyapı hocalarımızla bir harman yaptık. Beşiktaş'ta 25 kişilik yurt var. Beşiktaş'ın 12-18 yaş aralığındaki 25 genç basketbolcusu burada kalıyor. Okul hayatlarına da devam ediyorlar. Beşiktaş onlara bakıyor, besliyor, özel okulda okutuyor ve geleceğe hazırlıyor. Bu projeyi bir senelik düşünmeyin; önümüzdeki 3-5 yıl üreten, mümkünse ihraç eden bir kulüp olacağız." şeklinde görüş belirtti.<br />
<br />
Sezon başında yabancı oyuncu seçiminde erken davrandıklarını anlatan Şenol, "Sezon başında bocalama dönemi oldu. Yabancı oyuncu konusunda biraz daha bekleyip, takımın ihtiyaçlarını net görüp transfer yapabilirdik. Teknik heyet o dönem getirmeyi tercih etti." diye konuştu.<br />
<br />
Yollarını ayırdıkları Burak Bıyıktay'ın Beşiktaşlı iyi bir antrenör olduğunu kaydeden Şenol, "Geçen sezonki sıkıntılı süreci iyi yönetti. Genç oyuncuları iyi yönetecek, özellikle savunma konusunda hırslı bir hocaya ihtiyacımız vardı. Ahmet Kandemir ile yola devam etmeyi düşünmüyorduk. Bir hocayla görüştük, ertesi gün korona oldu. Bir hocayla görüştük, başka kulüpte gelişme yaşandı ve tereddüte düştü. Ahmet hoca fedakarlık yaptı ve takımın başına geçti. O durumdaki takımı devralmak cesaret isteyen konu. Kandemir etkisini de gösterdi. Kandemir'in sahaya inme niyeti yoktu. İş başa düşünce gerekeni yaptı." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Sezon başındaki 6 yenilginin ardından 4 galibiyet aldıklarını hatırlatan Şenol, "Burak hocayla Ahmet hocanın elindeki kadro arasında fark yok. Hatta ilk 6 maçta Ercan Osmani vardı. Bir eksiyle yola devam ettik. Ahmet hocanın ilk iki maçında Şehmus Hazer de oynamadı." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Elde ettikleri galibiyetler sonrası yol haritalarında bir değişikliğin olmadığını vurgulayan Şenol, "Genç oyunculara maksimum süre vermek, onları milli takıma göndermek konusunda bir değişiklik yok. FIBA Avrupa Kupası oynanırsa orada olabildiğince üst sıralara çıkmak ve yine bu platformda da genç oyuncuları uzun süreler vermek istiyoruz." diye konuştu.<br />
<br />
Küçük yaş gruplarında çok önemli oyunculara sahip olduklarını belirten Şenol, "A takımda onlara da yer vermek istiyoruz. Federasyon 16 yaşın altındakilere izin vermiyor. Son maçta 16 yaşındaki Samet'i oynatabildik." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Camianın da kendilerine destek verdiğini dile getiren Şenol, sözlerini şöyle sürdürdü:<br />
"Camia yaptığımız projenin farkına varıp basketbol konusunda diğer branşlara nazaran daha anlayış gösterdi. Üst üste 6 maçı kaybetmenin baskısını zaten hissettik ama taraftar ve camia baskıyı artıracak söylemde bulunmadı. Camianın bu projeye gösterdiği refleksten memnunum. Keşke taraftar olsaydı, başka hedeflerden bahsediyor olabilirdik. En büyük eksiğimiz taraftar."<br />
<br />
Basketbol camiasından da olumlu tepkiler aldıklarını belirten Şenol, "Biz özel destek ya da torpil, kayırma beklemeyiz. Bu zaten Beşiktaş'ın öz değerlerine aykırı durum ama yaptığımız projeye pozitif ayrımcılık göstermelerini isteriz. Diğer camialara da örnek olmasını isteriz. Artık insanlar izlediğinde heyecan veren yeni oyuncular görmek istiyoruz. Beşiktaş ailesi olarak yeni oyuncuların gelişiminden mutluyuz, bizi kupalardan daha tatmin eden süreç olduğunu söyleyebilirim." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Milli takıma Alperen Şengün ve Şehmus Hazer'i gönderdiklerini hatırlatan Şenol, "Egehan, Sadık Emir Kabaca var. 18 yaşını yeni dolduran Furkan Haltalı var. Artık ehliyet alabilecek. Milli takıma onun da gidebileceğine inanıyorum." diye konuştu.<br />
<br />
Mehmet Yağmur'un takıma ağabeylik yaptığını anlatan Şenol, "Mehmet Yağmur'u 16 yaşında ilk oynatan Ahmet Kandemir olmuştu. Mehmet de kendini zaman makinesinde hissediyordur. Takımımızda 16 yaşında oyuna giren oyuncuları ve kenarda Ahmet hocayı gördüğünde böyle hissediyordur. Takıma ağabeylik yapmak onun için de bir şans." ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Gelecek sezon Ahmet Kandemir'in devam edip etmeyeceği sorusunu yanıtlayan Şenol, şunları söyledi:<br />
"Evdeki yangını söndürmeye bakıyoruz. Biraz daha kafamız rahatladığında planları rahat yapabiliriz. Hocanın kendi düşünceleri önem kazanacaktır. Planlarımız hedeflerimizin nereye gideceğine de bağlı. Mart veya nisan gibi hedefleri ortaya koyuyor oluruz."<br />
<br />
Sorunları yavaş yavaş çözdüklerini kaydeden Şenol, "Devraldığımız maddi tablo kolay çözülecek tablo değil ama borçları bayağı düşürdük. Başkanımızın fedakarlığı sayesinde borçları yönetebildik, transfer yasağını kaldırabildik. Gerek başkan gerek Mesut Urgancılar çok destek oluyor. Sorunları tamamen önümüzdeki sezonun sonunda gidermiş oluruz diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.<br />
<br />
Taraftarlara da seslenen Şenol, "Bir an önce aşılarını olsunlar. Önümüzdeki sene maçları seyircili oynamak istiyoruz. Taraftarların yokluğunu en çok çeken biziz. Taraftarın en çok etkilediği, motive ettiği kulüp bizim kulübümüz olduğu için sıkıntı yaşıyoruz. Bu bütün branşlarımız için geçerli. Taraftarların yokluğu diğer takımları bir etkiliyorsa, bizi üç etkiliyor. Umarım taraftarlarımız bir an önce salonlara, statlara dönebilir." diyerek sözlerini tamamladı.[/align]]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>